Skip to content

Vardar Riga'da 2-0'ı elinden kaçırdı, FIFA ise Dünya Kupası'nı özel yatırımcıların masasına koyuyor

1 dk okuma
Paylaş
Vardar Riga'da 2-0'ı elinden kaçırdı, FIFA ise Dünya Kupası'nı özel yatırımcıların masasına koyuyor

Vardar 87. dakikaya kadar 2-0 öndeydi, sonra Riga'da çöktü

Yenilgiler vardır, bir de aylarca mideye oturan geceler. Bu ikincisiydi. Makedonya şampiyonu Vardar, Riga'da 2-0 öndeydi, maçın neredeyse tamamını bir eksikle oynadı ve Konferans Ligi üçüncü turuna bir adım kalmıştı. Kaleci Davor Taleski takımı ayakta tuttu, David Babunski 17. dakikada sol ayak vole ile geceyi açtı, Azer Omeragić 66'da kontratakta vurdu. Sonra 87. dakika geldi; Taiwo'nun beraberliği, uzatmalar ve tam bir çöküş: Riga'ya 5-2, toplamda 8-4. Teknik direktör Kristijan Fabijani, istedikleri sonuçtan üç dakika ayrıldıklarını söyledi. Doğru. Ama o üç dakika her yaz tekrarlanıyor ve bu artık tesadüf değil, durumun tarifi.

FIFA Dünya Kupası'nı özel yatırımcıların masasına koyuyor, UEFA tepki gösteriyor

FIFA, Dünya Kupası dahil en büyük organizasyonlarını yönetecek yeni bir şirket kurmayı ve birkaç milyar dolar değerinde azınlık hissesini özel yatırımcılara satmayı değerlendiriyor. Çoğunluk kontrolü FIFA'da kalıyor, finansal danışman JP Morgan, önde gelen ilgililer arasında ise Amerikan başkanının evlilik yoluyla akrabası Joshua Kushner'in kurduğu Thrive Capital fonu anılıyor. Her üye federasyon da yaklaşık 20 milyon dolarlık kendi payını alacak; bu da oy çoğunluğunun nasıl satın alındığını gayet net açıklıyor. UEFA, futbolun ve ruhunun satılık olmadığı yanıtını verdi. Güzel bir cümle. Soru şu: Avrupa'nın bir cümleden fazlası var mı? Çünkü masada her birine 20 milyon konan 211 federasyon nadiren hayır oyu verir.

Zidane nihayet Fransa'yı aldı, Mancini İtalya'ya dönüyor

Zinedine Zidane, 2030'a kadar sözleşme ve 1 Ağustos'ta resmî başlangıçla Fransa'nın yeni teknik direktörü. Yarı finalde İspanya'ya 2-0 yenilgi ve İngiltere'ye karşı 6-4 kaybedilen üçüncülük maçıyla biten Dünya Kupası'nın ardından ayrılan Didier Deschamps'ın yerini alıyor. Zidane, tam da bu görevi bekleyerek beş yıl kulüp tekliflerini reddettiğini söyledi. İtalya'nın ise böyle sakin bir hikâyesi yok: Paolo Maldini ve Leonardo yalnızca 17 gün sonra ayrılınca ve Andrea Pirlo'nun adaylığı bir Rus bahis şirketindeki elçilik rolü nedeniyle düşünce, federasyon Roberto Mancini'ye döndü - EURO 2020'yi getiren adama. İki ülke, iki zıt model: biri planı için beş yıl bekliyor, diğeri iki haftada doğaçlama yapıyor.

Liverpool Barcola için rekor teklif hazırlıyor, Savinho ise City'den çıkış istiyor

İngiliz transfer piyasası yine devlet bütçesi gibi duran rakamlarla çalışıyor. Liverpool, PSG forveti Bradley Barcola için 110 artı 40 milyon avroluk ilk teklifi hazırlıyor - kulüp rekoru ve Mohamed Salah'ın yerine. Manchester'da ise Savinho, hiyerarşide gerilemesinin ardından City'den ayrılmayı resmen istedi: yıl başından bu yana 14 maç; Manchester City onu 55 milyon avro olarak değerlendiriyor. Tottenham ve Milan bekliyor. Burada bu rakamların Balkanlar'da ne anlama geldiğini hatırlamakta fayda var: yedekteki mutsuz bir kanat oyuncusunun fiyatı, koca bir ligin yıllık bütçesinden büyük. Bu ahlaki bir çıkarım değil; kulüplerimizin neden grup aşaması değil de ikinci eleme turu oynadığının basit aritmetiği.

Pelister Spirkoski'yi geri getiriyor, 1.500 nüfuslu bir İsveç köyü ise Avrupa'ya girdi

Büyükler yüz milyonlar harcarken, Manastır'da elde olanla çalışılıyor. Pelister, deneyimli Blagoyçe Spirkoski'yi beş yıllık aranın ardından yeşil-beyaz formaya geri getirdi - Horizont Turnovo, Kojuv, Tikveş, Shkupi, Pobeda ve 11 Oktomvri'den geçmiş, şimdi ise Birinci Lig'e hızlı dönüş projesinde koz olması beklenen bir oyuncu. Yeni teknik direktör Borçe Hristov yeni takviyeler duyuruyor. Küçüklerin yok olmaya mahkûm olmadığına dair kanıt isteyene ise İsveç'in Mjällby AIF'i: 1.500 nüfuslu bir yerden gelen, Cebelitarık'tan Lincoln'ü eleyerek Avrupa'da lig aşamasını garantileyen bir kulüp. Yani her şey mümkün. Yalnızca birinin bir görev süresinden uzun inşa etmesi gerekiyor.