Skip to content

Atlantik'e çarpan Sahra: rüzgâr yerini değiştirdiği için her yıl başka görünen manzara

1 dk okuma
Paylaş
Atlantik'e çarpan Sahra: rüzgâr yerini değiştirdiği için her yıl başka görünen manzara

„Kum tepeleri” dendiğinde akla Sahra gelir. „Atlantik” dendiğinde soğuk su ve rüzgâr. Gran Canaria'nın güneyinde bu ikisi tek bir noktada birleşiyor ve ortaya coğrafyada bir hatayı andıran bir manzara çıkıyor.

Maspalomas neredeyse üç kilometre uzunluğunda bir plaj, ama plaj hikâyenin yalnızca kenarı. Arkasında yaklaşık 400 hektarlık özel bir doğa rezervi uzanıyor - alize rüzgârlarının sürekli yerini değiştirdiği devasa bir kumul denizi. Yani yarın göreceğiniz manzara, geçen yılkiyle aynı olmayacak. Turizmde çok az şey bu anlamda kelimenin tam anlamıyla canlıdır.

Rezerv, çok küçük bir alanda dört farklı ekosistem barındırıyor: hareketli kumullar, plaj, lagün ve palmiye korusu. Avrupa ile Afrika arasındaki yolda göçmen kuşlar burada barınıyor; başka hiçbir yerde bulunmayan Gran Canaria dev kertenkelesi de burada yaşıyor. Hareketin işaretli patikalarla sınırlanmasının nedeni tam da bu. Bu bürokrasi değil - buradaki kum ve bitki örtüsü, sert göründükleri kadar kırılgan.

Yıllık ortalama sıcaklık 24 derece civarında; bu da yılın her döneminde denize girmek demek. Kulağa broşür bilgisi gibi geliyor ama bir de öbür yüzü var: yazın öğle saatlerinde kum tehlikeli sıcaklıklara ulaşıyor. Sabahın erken saatleri ve öğleden sonranın geç saatleri daha güzel fotoğraflar için değil, ayaklarınız için tavsiye.

Bir ucunda 1890 tarihli deniz feneri duruyor; bir zamanlar Avrupa, Afrika ve Amerika arasında seyreden gemiler için seyir noktasıydı. Bugün kıyı yürüyüş yolu oradan başlıyor. İşte tam o anda bu yerin çoktandır bir keşif olmadığını anlıyorsunuz - insanlar buraya tek bir otel bile yokken geliyordu.

Altyapı beklenen her şey: duşlar, tuvaletler, şezlong ve şemsiye kiralama, cankurtaranlar, restoranlar, spor sahaları, yürüyüş yolundan birkaç yaya girişi. Yakınlarda Roque Nublo, balıkçı kasabası Puerto de Mogan ve Palmitos Park var. Başka bir deyişle, vahşi manzaranın çevresinde tamamen evcilleştirilmiş bir çerçeve var - ne aradığınıza bağlı olarak hem iyi hem biraz hüzünlü.

Yine de farkı bilmekte fayda var. Kumullar, birinin inşa edip ziyaretçiye açtığı bir atraksiyon değil. Turizmden önce vardılar ve izin verilirse ondan sonra da var olacaklar. Ziyaretçiden istenen tek şey patikada kalmak - kimsenin yüksek diyemeyeceği bir bedel.