Skip to content

Altı kilo haber değil: altı kilonun haber olmaya yetmesi, asıl haber bu

1 dk okuma
Paylaş
Altı kilo haber değil: altı kilonun haber olmaya yetmesi, asıl haber bu

Alba Diaz, yaz boyunca altı kilo aldığını ve spor salonuna girmekte zorlandığını söylediği bir video paylaştı. "Spor salonuna gitmem gerektiğinde başım dönüyor," diyor. Bu, kameranın önünden tesadüfen geçen birinin ifadesi değil - kendisi tasarımcı Vicky Martin Berrocal ile matador Manuel Diaz'ın kızı ve tüm hayatını objektif önünde yaşıyor.

En çok şeyi söyleyen cümle kilolarla ilgili olan değil. Şu: "Altı kilo aldığımı görecekler, beni izleyecekler." Yani korku aynadan değil, izleyiciden. Bu, influencer işinin iş olmaktan çıkıp, bedenin ürün, paylaşımın altındaki yorumların ise çeyreklik rapor olduğu bir sözleşmeye dönüştüğü nokta.

Yaz için anlattıkları, tatilden bir şeyi yarım bırakmış hissiyle dönen herkese tanıdık gelecek. "Çok keyif aldık, daha fazla var olmak istiyoruz. Arkadaşlarımla ve ailemle çok mutluydum, aynı zamanda bu bende kaygı yarattı." Aynı cümlede mutluluk ve kaygı, çelişkisiz. Hangimiz bunu bilmiyoruz?

Alba Diaz'a para ödeyen sektör, onun şimdi kendini savunduğu korkuyu üreten sektörün ta kendisi. Önce sana bir beden imgesi satıyor, sonra ona ulaşman için fitness aboneliği satıyor, sonunda da vazgeçtiğinde kendini kabul etme içeriği satıyor. Üç ürün, bir müşteri, aynı kasa.

Onun vardığı sonuç, öncesindeki her şeyden keskin: "Açıklama borçlu olduğun tek kişi kendinsin." Bunu paylaşım açıklamasına yazmak kolay, gelirin kaç kişinin izlediğine bağlıyken yaşamak zor. Buna gerçekten inanıp inanmadığı, üç ay sonra paylaşacaklarından belli olacak.

Yine de ekranın o tarafındaki birinin bunu yüksek sesle söylemesi değerli. Balkan sosyal medyasının ekonomisi İspanya'nınkiyle birebir aynı - yalnızca bütçeler daha küçük, baskı aynı. Altı kilo haber değil. Altı kilonun haber olmaya yetmesi, asıl haber bu.