Skip to content

Çin Tehdit Ediyor, İtalya İsrail'i Bırakıyor: Dünya Bölünürken Petrol Yanıyor

1 dk okuma
Paylaş

Washington İran kıyısı önüne gemiler dizeceği sırada, Pekin Amerika'ya açıkça "karşı önlemler" ile tehdit ediyordu. Çin'in İran'a gizlice silah tedarik ettiğine dair Amerikan suçlamaları? Asılsız, diyor Pekin. Ama bu hikayede kimin kime yalan söylediği zaten ikinci dereceden bir soru - önemli olan dünyanın en büyük iki ekonomisinin çarpışma rotasında olması.

Siz Orta Doğu'ya bakarken, İtalya başkalarının cesaret edemediği sessiz bir hamle yaptı - İsrail ile savunma anlaşmasının otomatik yenilenmesini askıya aldı. AB'nin kurucu üyesi Roma, nadiren dramatik dış politika adımları atan bir ülke, basitçe şunu dedi: yeter. Bunu fark eden var mı aramızda?

Sahada durum resmi anlatıdan farklı. BBC Verify'a göre, İran'a bağlı dört gemi doğrudan ablukanın yanından Hürmüz Boğazı'ndan geçti. Dört. Yani abluka ya işlemiyor ya da seçici - ve her iki seçenek de Amerikan güvenilirliği açısından sorunlu.

Macron deeskalasyon çağrısı yapıyor. İran diplomasiyle devam etmeye hazır. Başkan Yardımcısı Vance ise İran'ı "ekonomik terörizm" olarak nitelendiriyor. Petrol müzakere optimizmiyle kısa süre 100 doların altına düşüyor, ama o iyimserlik bir Balkan siyasi toplantısındaki kahve kadar sürüyor - kısa ve acı.

Açık olan şu: Dünya kabul etmeye hazır olduğumuzdan daha hızlı bloklara ayrılıyor. Çin tehdit ediyor, İtalya İsrail'den uzaklaşıyor, Fransa çağrı yapıyor, Amerika bloke ediyor. Peki biz Balkanlarda? İzliyoruz, kahve içiyoruz ve bir sonraki faturayı kimin ödeyeceğini merak ediyoruz.