Skip to content

Moskova Vuçiç'in sözlerini aktardı: AB ve ABD dönüşü olmayan noktada - Almanya'dan 5.000 ABD askerinin çekilmesi simgesel onay olarak

1 dk okuma
Paylaş

TASS Vuçiç'ten alıntı yaptığında - Moskova dikkatle dinliyor demektir. Ve 3 Mayıs 2026'da, önde gelen Rus portallarının çoğu Sırp cumhurbaşkanından bir cümle aktardı: „AB ile ABD arasındaki ilişkiler dönüşü olmayan noktaya ulaştı." Açıklama bir Belgrad televizyonuna verildi, gerekçe - Pentagon'un Almanya'dan 5.000 Amerikan askerini çekme kararı. Asıl mesele - çekilme değil, onun siyasi yorumu.

Vuçiç, kime ne söylediğini dikkatle ölçen bir politikacı. „Dönüşü olmayan nokta" cümlesi diplomatik bir hata değil. Duygusal bir tepki değil. Moskova'nın değer vereceğini ve aktaracağını bildiği kasıtlı bir formülasyondur. Kremlin'in bu mesajda kendi çıkarı var - Berlin ile Washington arasındaki her çatlak Moskova için bir zafer. Bu yüzden TASS, RIA Novosti ve tüm büyük Rus portalları onu en üste koydu.

Almanya'dan 5.000 askeri çekme yönündeki Amerikan kararının kendisi tarihsel bir olay değil. Benzer adımlar önceki Amerikan yönetimleri döneminde de atıldı. Bu kez onu özel kılan siyasi bağlam. Trump aylar boyunca Avrupalı müttefiklere fatura kesiyordu. Avrupa otomobillerine tarife tehditleri, „NATO işlemiyor" açıklamaları, Berlin ve Brüksel ile sert tartışmalar. Asker çekilmesi tüm bunların simgesel onayı olarak geliyor.

Vuçiç, Washington ile anlaşmazlıkların Sırp ekonomisini, siyasetini ve iş ortamını olumsuz etkileyebileceği konusunda uyarıyor. Bu gerçekçi bir değerlendirme. Berlin ve Washington sessiz bir savaş halindeyken, küçük ülkeler ilk öder. Balkanlar her zaman iki merkeze bağımlıdır - yatırım Almanya'dan, güvenlik kalkanı Amerika'dan gelir. İkisi farklı yönlere gittiğinde, Üsküp ve Belgrad hangi yönü takip edeceklerini bilmez.

Bu kez oyunda Moskova da var. Rus medyası farklı bir nedenle aktarıyor - bilgi için değil, anlatı için. Kremlin uzun süredir Batı'nın anlaşmazlıklarını açıkça göstermesini bekliyor. Şimdi, Trump kapıyı açtığından beri, Moskova kendi temposuyla hareket ediyor. Balkanlar, her zamanki gibi, sorulmadan taraf seçmek zorunda kalacak.

Asıl soru AB ve ABD'nin tartışıp tartışmayacağı değil - zaten tartışmış olup sadece sessizce mi kaldıkları. Tarifeler orada. Ukrayna için farklı tutumlar orada. İran için farklı tutumlar orada. Çin için farklı tutumlar orada. Vuçiç „dönüşü olmayan nokta" derken, belki de yalan söylemiyor. Belki de sadece diğer Avrupalı liderlerin sessizce anladığını yüksek sesle söylüyor - Batı artık tek bir blok değil, sahadaki tüm seçim kampanyaları bunu doğruluyor, ve yeni jeopolitik harita açıldığında Balkanlar, Berlin'in mi, Washington'un mu, Moskova'nın mı, yoksa aralarında bir yerin mi yanında durduklarına karar vermek zorunda kalacak.