Skip to content

Güneşte pencere kenarında oturup güvende olduğunu sanıyorsun - bir dermatolog neden olmadığını açıklıyor

1 dk okuma
Paylaş
Güneşte pencere kenarında oturup güvende olduğunu sanıyorsun - bir dermatolog neden olmadığını açıklıyor

Pencere kenarında oturuyorsun, dışarıda güneş var, sen gölgedesin ve cildinin güvende olduğunu sanıyorsun. Değil. Cam seni sorunun yalnızca yarısından korur - üstelik daha az önemli olan yarısından. Dermatolog Dr. Carlos Morales Raya, camın arkasında, arabada ya da büyük bir pencere kenarında geçirilen saatlerin, hiç yanmadan cildi neden sessizce yaşlandırdığını açıklıyor.

Mesele iki tür ultraviyole ışınımda. UVB ışınlarını - yanıklara yol açan ve D vitamini üretimine yardımcı olanları - cam neredeyse tamamen engeller. Bu yüzden pencere arkasında ne kızarıklık ne de D vitamini olur. Ama UVA ışınları camdan sorunsuzca geçer ve kapalı alanda bile cilde ulaşır. „UVA ışınları camdan çok daha kolay geçer ve iç mekânda da cilde ulaşır", diyor Morales Raya.

Ve yaşlanmanın asıl suçlusu tam da UVA. Kolajeni ve elastini parçalar, hücrelerdeki oksidatif stresi artırır ve pigment lekelerine yol açar. Yıllar sonra sonuç: kırışıklıklar, sarkma, lekeler ve hızlanmış yaşlanma - çoğu zaman yüzün bir tarafında, pencereye daha yakın olanda, daha güçlü.

En ünlü örnek, yıllarca yüzü yan camdan yalnızca bir taraftan güneşe maruz kalan bir kamyon şoförünün vakası - yüzünün iki yarısı arasındaki fark o kadar çarpıcı ki ders kitaplarında kullanılıyor. Bir yarısı diğerinden yirmi yaş daha yaşlı görünüyor. Bu bir yanık değil, saatler boyunca biriken sessiz bir hasar.

Dermatoloğun sonucu basit: saatlerce araba kullanan ya da büyük pencereler kenarında çalışan insanlar, yalnızca plajda değil, orada da koruma kullanmalı. Özellikle lekeye ve pigmentasyona yatkın olanlar. Güneş kremi yalnızca yaz ve kum için değil - gün ışığının ulaştığı her yer için, güvende olduğunu sandığın camın diğer tarafı dahil.