Skip to content

Bir yıl daha „seçime hazırız" mı ölçeceğiz - hükümetin yönetip yönetmediğini ölçmek yerine?

1 dk okuma
Paylaş

Başbakan Hristijan Mickoski bu günlerde net bir açıklamayla siyasi gerginliği yatıştırdı - bu yıl seçim yok. Odak, kendisinin de söylediği gibi, „reformlar ve konsolidasyon"da, ve VMRO-DPMNE 2028 baharındaki düzenli seçimler için de, gerekirse erken seçimler için de hazır.

Hepsi güzel. Ama parti her zaman seçim için „hazır"sa, soru hazır olup olmadığı değil - bu konunun her birkaç ayda bir neden hiç açıldığıdır.

Mickoski'nin kendisi, hükümetin son bir yılda 15.000'den fazla yeni iş açtığını, gıda ve ulaşım fiyatları üzerinde çalışıldığını, kurumların yasayı uygulayacağını hatırlatıyor. Standart retorik. Söylemediği soru farklı: „reformlar ve konsolidasyon" tam da her altı ayda bir muhalefet ve iktidarın seçim tartışmasına çekildiği için mi işlemiyor?

SDSM ise tersini iddia ediyor - Mickoski'nin „Orbán'ın düşüşünden sonra" gelen soruşturmalar ona ulaşmadan önce „seçimlere koştuğunu". Filipçe, kendilerinin de „hazır" olduğunu söyledi. Hatta Deutsche Welle bile açıklamayı „siyasi sahnenin sallanması" olarak kaydetti - başbakanın bile bir sonraki adımından emin olmadığına dair açık bir mesajla.

Her parti her zaman „seçime hazır" olduğunda, ülkede istikrarlı bir yönetim olmadığı anlamına gelir - sürekli kampanya modu vardır. Kurumlar kampanyada inşa edilmez. Dağılır.

Vatandaşlar aynı siyasi tiyatronun başka bir versiyonunu dinliyor - belki 2027, belki 2028, belki daha erken. Bu arada elektrik, gıda sepeti ve sağlık fiyatları bekliyor - ve kimse bunlardan bahsetmiyor.

Tek bir şey soruyoruz: Eğer siyasi sistemin işlevi, her yıl seçim olup olmayacağını sormaksa, o zaman iki kampanya arasında devleti aslında kim yönetiyor?