Skip to content

Avrupa NATO'su mu? Macron Avrupa'nın tehlikeli olmasını istiyor, Merz yılda 100 milyar koyuyor - Amerikan şemsiyesi artık güvenli değil

1 dk okuma
Paylaş

„Avrupa özgür kalmak için tehlikeli olmalı" dedi Emmanuel Macron bir askeri üste, Fransa'nın nükleer başlık sayısının artırılacağını ve nükleer kapasiteli uçakların kıta genelinde konuşlandırılacağını duyurdu. Aynı anda Almanya Şansölyesi Merz, savunma için yılda 100 milyar doların üzerinde taahhüt ediyor; savaş sonrası kısıtlamaları kaldırıyor. „Avrupa NATO'su" sorusu artık ütopya değil - stratejik bir zorunluluk haline geldi.

Avrupa savunması fikri onlarca yıl teorik bir tartışma olarak yaşadı. Onu pratiğe çeviren şey, 2026 başındaki Grönland kriziydi; ABD, bir Danimarka toprağına karşı askeri eylemle tehdit etti. İşte o an Avrupa liderleri kavradı: Amerikan güvenlik şemsiyesi kalkabilir - hem de Avrupa'nın kendi müttefiklerine karşı.

Kurumsal araç var - ReArm Europe, Mart 2025'te başlatılan stratejik program, mali esneklik ve SAFE aracı (150 milyar euroluk kredi) üzerinden 2030'a kadar savunma için 800 milyar euro seferber ediyor. Bu küçük rakamlar değil - paralel bir savunma mimarisi gerçekten kurabilecek kaynaklar.

Gerilimler içeride sürüyor. NATO Genel Sekreteri Mark Rutte uyardı: „Avrupa ABD olmadan kendini savunamaz." Ursula von der Leyen ise ortak savunmanın artık seçenek değil, AB'nin yükümlülüğü olduğunu söyledi. Bu, eski güvenlik (Washington'a bağımlılık) ile yeni özerklik (Avrupa'nın kendine yetmesi) arasındaki tartışmadır. İki taraftan hiçbiri açıkça diğerini reddetmek istemiyor.

Zamanlama gerçeği: analistler gerçek bir „Avrupa NATO'sunun" 15-20 yıl uzakta olduğunu tahmin ediyor. Konvansiyonel savunma daha erken kısmi özerkliğe ulaşabilir - belki beş ila yedi yıl içinde. Ama nükleer caydırıcılık ve stratejik istihbarat hâlâ Amerikan toprağı. Ve o zamana dek her Avrupa krizi, Brüksel'in Washington olmadan ne kadar yapabileceğinin testi olacak.

Balkanlar için bu soyut bir mesele değil. Devletlerimizin yarısı NATO içinde - Makedonya, Hırvatistan, Arnavutluk, Karadağ, Bulgaristan. Hepimiz aynı, şimdi yeniden kurulmakta olan güvenlik gövdesinin içindeyiz. Macron „kıtanın her yanında" Fransız nükleer uçaklardan söz ettiğinde, bu Üsküp'ün üstünü de kapsıyor mu? Brüksel 800 milyar yatırırken bunun ne kadarı Balkan perimetresini çiziyor? Politikacılarımızın hâlâ cevabı olmayan, ama çoktan sormaları gereken sorular.