Skip to content

Çizgiler yazın favorisi, ama pijamayla arasındaki sınır ince: stilistlerin formülü

1 dk okuma
Paylaş
Çizgiler yazın favorisi, ama pijamayla arasındaki sınır ince: stilistlerin formülü

Çizgiler ebedî bir yaz favorisi - ama şık bir görünümle „pijamamı değiştirmeyi unuttum" arasındaki sınır göründüğünden daha ince. Stilistlerin bu sezon, çizgileri çarşafa benzemeden giymek için net bir formülü var.

İlk kural, kontrastın kasıtlı olması, tesadüfi değil. Klasik lacivert-beyaz denizci çizgileri güvenlidir, ama tam da bu yüzden kolayca tahmin edilebilir görünür; bu yüzden stilistler onları güçlü, doygun bir renkteki tek bir parçayla kırmayı önerir - deseni bozan bir kemer, çanta ya da ayakkabı. Bütün görünüm tepeden tırnağa aynı çizgili kumaş olduğunda etki pijamadır; çizgiler kombinde yalnızca bir öğe olduğunda ise vurgu hâline gelir.

İkinci püf nokta, çizgilerin yönü ve genişliğinde. İnce dikey çizgiler boyu uzatır ve daha resmî durur, geniş yatay çizgiler ise daha rahat ve sportiftir - plaj için ideal, ofis için daha az. Tek bir görünümde iki farklı genişliği harmanlamak cesurdur, ama biri baskın olur ve diğeri yalnızca ima ederse işe yarar.

Sonuçta çizgiler, karmaşa değil özgüven isteyen bir tuvaldir. İyi seçilmiş tek bir çizgili parça - bir gömlek, bir elbise ya da pantolon - nötr aksesuarlarla, üst üste yığılmış üç çizgili parçadan daha şıktır. Balkan kadını bu kuralı çoktandır içgüdüyle bilir: azı, ama ölçüyle seçilmişi, plansızca yığılmış çoğa her zaman üstün gelir.