Skip to content

Hackerlar bir İngiliz santralinin elektriğini kesti: dört gün boyunca kimse yeniden devreye alamadı

1 dk okuma
Paylaş
Hackerlar bir İngiliz santralinin elektriğini kesti: dört gün boyunca kimse yeniden devreye alamadı

Dört gün boyunca bir İngiliz santrali çalışmadı. Arıza yüzünden değil, fırtına yüzünden değil, grev yüzünden değil - biri uzaktan sistemine girip kapattığı için. İngiliz kaynaklarına göre İran bağlantılı hackerlar, Birleşik Krallık topraklarındaki bir tesiste elektrik üretimini durdurmayı başardı. Bu, ülkenin enerji altyapısına yönelik bugüne dek yapılmış en ciddi siber saldırılardan biri sayılıyor.

Santralin adı güvenlik nedeniyle açıklanmadı. Görece küçük bir tesis söz konusu, dolayısıyla dört günlük kesinti ülkenin arzında sorun yaratmadı. Ama mesele bu değil ve Londra bunu iyi biliyor. Mesele, saldırganların elektrik üretimini fiziksel olarak durduracak kadar derine sızmış olması. Veri çalmadılar. Bir web sitesini düşürmediler. Elektriği kestiler.

Bilinen ilk vaka - korkutan da bu

Yayımlananlara göre bu, İran rejimiyle bağlantılı hackerların bir İngiliz santralini tamamen devre dışı bıraktığı bilinen ilk vaka. Ayrıntılar açıklanmadı: nasıl girdikleri, altyapının hangi bölümlerini ele geçirdikleri ve ne kadar maddi hasar verdikleri bilinmiyor. Endüstriyel sistemlerin kontrolünü doğrudan mı ele geçirdikleri, yoksa ana ağ zaten delindikten sonra tesisin önlem olarak mı kapatıldığı da belirsiz.

Kimsenin alenen adını koymak istemediği iki senaryo arasındaki fark tam da bu. Birincisinde kolları saldırganlar tutuyordu. İkincisinde operatör, kendi ağının içinde artık kime güveneceğini bilemediği için freni kendisi çekti. İkisi de iyi haber değil.

Bir yılda 200 olay

İngiltere Ulusal Siber Güvenlik Merkezi haziranda, önceki on iki ayda ülkenin kritik altyapısını ya da onu destekleyen sistemleri etkileyen 200'den fazla siber olaya müdahale ettiğini açıkladı. Değerlendirmelere göre bunların yaklaşık dörtte üçü devlet aktörleriyle bağlantılı. Hacker gruplarının en büyük tehdit olarak anıldığı ülkeler arasında Rusya, Çin ve İran var.

İngilizler kritik altyapıdan santralleri, hastaneleri, havalimanlarını, iletişim ağlarını, su temin sistemlerini - bir ülkenin onlarsız düpedüz durduğu her şeyi - anlıyor. Merkez daha önce de İran'ın devlet gruplarının ve İran bağlantılı grupların ciddi operasyon kabiliyetini koruduğu uyarısında bulunmuştu. Son vaka, uyarının teorik bir tatbikat olmadığını gösterdi.

Atlantik'in ötesinde de aynı hikâye

Britanya'daki olay, ABD'de altyapıya yönelik bir dizi saldırıyla aynı döneme denk geldi. Yayımlanan bilgilere göre İran bağlantılı saldırılar on iki Amerikan eyaletinde su temin sistemlerini vurdu; bazı noktalarda atık su arıtma tesislerinde ciddi sorunlar ve su güvenliği uyarıları yaşandı.

Bu nedenle İngiliz servisleri artık santrale yapılan saldırının izole bir olay değil, Tahran'ın rakip saydığı ülkelerin altyapısına yönelik daha geniş bir saldırı dalgasının parçası olabileceğini düşünüyor. Şirketler, kilit sistemlerin korumasını güçlendirmeleri için yeniden uyarıldı.

Füzesiz savaş

Bu vakanın gösterdiği şey, her türlü askerî analizden daha basit ve daha rahatsız edici: bir ülkenin elektriğini kesmek için artık füzeye ve bombaya ihtiyacınız yok. Bir bilgisayar sistemine erişim yeterli. Cephe yok, savunulabilecek bir sınır yok, darbeden önce çalacak bir siren yok.

Ve burada, Londra'da değil burada sorulmayı hak eden soru geliyor. Britanya'nın bir yılda 200 olaya müdahale eden bir Ulusal Siber Güvenlik Merkezi var - yani biri sayıyor, biri kayda geçiriyor, biri uyarıyor. Bizim bölgemiz için soru böyle bir saldırının mümkün olup olmadığı değil, olduğunda bunu fark edip edemeyeceğimizdir. Bize elektriği, suyu ve dünyayla bağlantımızı getiren sistemlerin kaçı geçen yıl denetlendi ve bunları kim denetledi?