Skip to content

Mickoski 9 Mayıs'ta: kimlikle pazarlık olmayacak - ama "ileri yol" somut olarak ne demek?

1 dk okuma
Paylaş

9 Mayıs - Faşizme Karşı Zafer Günü ve Avrupa Günü - töreninde Başbakan Hristijan Mickoski, siyasi platformunun temel olarak gördüğü şeyi tekrarladı: "Kimlikle hiçbir zaman pazarlık yapmayacağım. Onurun bedeli yoktur ve devlete asla zarar vermeyeceğim." Ülkenin yarısının başını sallayacağı, diğer yarısının ise alaylı bir şekilde gülümseyeceği bir cümle - çünkü daha önce tüm seleflerden duyuldu.

Bağlam önemli. Mickoski, muhalefetin onu AB entegrasyon yolunu engellemekle suçladığı, kendi koalisyonunun ise tüm bunların yeni anayasa değişikliği baskılarına karşı iç savunmanın parçası olduğunu söylediği bir anda konuşuyor. Başbakan orta pozisyonu alıyor - "Avrupa tek yolumuz, ama ileri gidebileceğimiz çözümlerden konuşmalıyız, gelecek nesillere yük olacaklardan değil."

Mickoski'nin dediği gibi, "Avrupa, insan onuruna, demokrasiye, hukuk devletine, farklılıklara saygıya ve her halkın kendi yolunu özgürce belirleme hakkına olan inançtır." Avrupa başkentlerinde tanıdık gelen bir söylem, ve günlük hayatımızda defalarca duyduğumuz - ama nadiren somut kurumsal adımlarla takip edilen bir söylem.

Mickoski'nin yanıtlamadığı soru şu: "İleri yol" bu anda somut olarak ne anlama geliyor? Bulgaristan'ın anayasa değişikliği baskıları somut. Fransız-Sloven yeni formül önerisi bir belge. Mickoski ilkelerle konuşuyor - ve pratikte bu bir erteleme politikasıdır. Vatandaşın sorduğu: erteleme strateji mi, yoksa bir siyasi döngüyü daha atlatmanın yolu mu?

Şimdilik tutumumuz tek bir konuda net - İspanyol formülü olmadan anayasa değişikliği yapılmayacak. Ondan sonra ne geleceğini seçimler, müzakereler ve baskılar belirler. Balkanlardaki her siyasi yazda olduğu gibi - herkes kimlik vaat ediyor, çok azının onu savunacak gücü var.