Skip to content

Siljanovska Erivan'da: Batı Balkanlar'ın AB entegrasyonu uyuşturucuyla mücadelenin ön koşuludur

1 dk okuma
Paylaş

Erivan'daki Avrupa Siyasi Topluluğu zirvesinde, Cumhurbaşkanı Gordana Siljanovska-Davkova, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ve İtalya Başbakanı Giorgia Meloni ile birlikte bir panelde uyuşturucu kaçakçılığıyla mücadele konusunda konuştu. Merkezi tezi - Batı Balkanlar'ın AB'ye entegrasyonu, bu sektöre karşı etkili bir mücadelenin ön koşuludur.

„Balkanlar uyuşturucu operasyonları için bir transit bölgedir," dedi konuşmasının bir bölümünde, dış aktörlerin bu bölgeyi Avrupa'yı istikrarsızlaştırmak için kullandığını vurgulayarak. Daha sonra Romanya cumhurbaşkanı ile özel bir görüşmede tutumunu doğruladı - „güçlü bölgesel işbirliği önemli bir faktördür" Avrupa siyasi birleşmesinde.

Retorik tanıdık, bağlam ise yeni. Onlarca yıldır Batı Balkan başvurularını erteleyen AB, şimdi tam da bu coğrafi hat üzerinde faaliyet gösteren suç ağlarının yükselişiyle yüzleşiyor. Arnavut, Balkan, Türk, bazen Arap sendikaları bölgeyi depo, transit nokta, kara para aklama merkezi olarak kullanıyor. Siljanovska yeni bir şey söylemedi - ama şimdiye kadar dinlemek istemedikleri bir salonda söyledi.

Retoriğinin arkasındaki soru farklı şekilde sorulmuştur. AB, Batı Balkan entegrasyonunu sadece kendisine yönelik bir güvenlik tehdidi gördüğünde mi ciddiye alacak? Tarih bunu söylüyor. 1999 Kosova krizi, 1995 Bosna, 1997 Arnavutluk - hepsi Brüksel'in bölgenin mafya dalgasının Viyana, Münih, Milano'ya ulaştığını fark ettiğinde Avrupa cevabını mümkün kıldı. Şimdi bu yeniden oluyor - uyuşturucu ile.

Makedon okurları için soru daha da spesifik. Üsküp'teki kurumlar, polis yetkililerinin suç ağlarıyla bağlantılı vakaları zaten varken, mücadelede ortak rolü oynamaya ne kadar hazır? Siljanovska AB'den Balkanlar'ı ortak olarak tanımasını istiyor. AB belki yanıt verecek - ama Üsküp ciddiyetinin kanıtı olarak ne sunuyor? Bu soru, bir zirve gününde kimseye sorulmuyor. Ama Brüksel'de sağlam notlara yazılıyor.