Skip to content

Elbisesine kruvasan işleyen gelin - ve gelemeyenlerin baş harfleri

1 dk okuma
Paylaş
Elbisesine kruvasan işleyen gelin - ve gelemeyenlerin baş harfleri

Bir gelinliğin elbisesi genellikle bir hikâye saklar, ama nadiren bu kadar tatlısını - tam anlamıyla. Meslekten pastacı olan Sandra, Javier ile düğünü için elbisesinde o zamana dek kimsenin istemediği bir şey istedi: işlenmiş kruvasanlar ve pastane detayları. „Beni tanımlayan, günlük işime ve tutkuma bağlı bir şey istedim" diye anlatıyor. „Elbiseme kruvasan işletmek istediğimi söylediğim herkesin yüzünü hatırlıyorum."

Elbiseyi Valenzuela Atelier'den Cristina Valenzuela yaptı - gün boyunca değişen bir tasarım. Çıkarılabilen geniş kollu korseli bir üst, törenin görkemli bölümü için şampanya rengi gerçek bir alt eteğe dönüşen beyaz bir elbise ve kristaller ile incilerle işlenmiş bir pelerin. Ama en güçlü detay kruvasanlar değildi. Elbisede, katılamayan sevdiklerinin - annesinin, anneannesinin ve dedesinin - baş harfleri de işliydi - „o özel günde bir şekilde benimle olsunlar diye".

Düğün Guadalajara'daki San Nicolás el Real kilisesinde yapıldı, kutlama ise Madrid yakınlarındaki Soto Mozanaque malikânesinde. Buket, annesinin en sevdiği çiçek olan soluk sarı gerberalardandı - küpelerde ve kolyede ise annesinin bir tutam saçıyla yapılmış bir taş duruyordu. Detaylar fotoğraf için değil, anmak içindi.

Bizde düğün ciddi bir iştir, bazen evliliğin kendisinden de ağır - misafir listeleri, yükümlülükler ve her şeyin „gerektiği gibi" olması baskısıyla. İşte bu yüzden böyle bir hikâye basit bir şeyi hatırlatıyor: bir düğünün en güzel detayları en pahalı olanlar değil, en anlamlı olanlardır. İşlenmiş tek bir kruvasan, gelin hakkında en pahalı taçtan daha çok şey söyler.