Skip to content

Çanta her gün taşıdığımız tek parça ve hiç denemediğimiz tek parça: pazarlığı olmayan dört şart

1 dk okuma
Paylaş
Çanta her gün taşıdığımız tek parça ve hiç denemediğimiz tek parça: pazarlığı olmayan dört şart

Bu hikâyede tüm kılavuzdan değerli bir ayrıntı var: 28 yaşındaki bir kadın, salı günü sırt ağrısından, cumartesi akşamdan kalmalıktan daha çok korkuyordu. Bu yaşlanmayla ilgili bir şaka değil. Her gün taşınmak için yapılmamış bir çantayı her gün taşıyan herkesin ödediği fatura.

Bu listeyi hazırlayan moda editörleri bir itiraftan yola çıktı: çantayı neredeyse hiç denemiyoruz. Kotu ve elbiseyi on beş kez deniyoruz, çantayı ise askıda güzel göründüğü için alıyoruz - sonra aylarca içine neyin sığmadığını ve askının ne kadar kısa olduğunu keşfediyoruz. Bu ufak bir mesele değil. Kullanışsız bir çanta, günün geri kalan her işini bozar.

Boyut ve iç cepler

İlk şart estetik değil. Bir editör, yıllarca küçük ve moda bir çantayla birlikte dizüstü bilgisayar ve ajandayla tıka basa dolu ikinci bir bez çanta taşıdığını, ta ki tek bir büyük, çok amaçlı omuz çantasına ihtiyacı olduğunu kabul edene kadar. Bir diğeri daha da somut: çantaya bilgisayar, ajanda, iş sonrası antrenman kıyafeti, makyaj çantası ve öğle yemeği kutusu sığmalı.

Hepsi aynı fikirde değil. İçlerinden biri bilinçli olarak orta boy çapraz askılı model seçiyor: "Öğle yemeği, e-okuyucu ve makyajın sığdığı ölçülü bir boyutu tercih ediyorum. Daha büyük çantaları işe yaramaz şeylerle dolduruyorum." Bu dürüst bir kesit - boyut kendi başına bir erdem değil, ne kadar şey taşımaya razı olduğuna dair bir karar.

Hepsinin hemfikir olduğu şey bölmeler. Anahtarlar telefonu çizmemesi için ondan uzak durmalı ve değerli eşyalar için en az bir fermuarlı iç cep zorunlu. Hırsızlık yüzünden değil - arayarak kaybedilen zaman yüzünden.

Fermuar mı klips mi

İkinci en büyük şikâyet açık çanta. Üstte bir kapanış - fermuar ya da klips - pazarlık konusu değil. Toplu taşımada, yağmurda, rüzgârda ve kavurucu güneşte eşyaları koruyor. Burada görüşler yine ayrılıyor: bir editör anında açılan tek otomatik klipsli modeli seviyor, bir diğeri düzensiz olduğu için fermuarsız eşya kaybettiğini söylüyor. Üçüncüsünde ikisi de var.

Malzeme ve renk

Deri ya da naylon - malzeme günlük hayata dayanmalı. Renk koyu olsun ki her sürtünme ve koyu kottan kalan iz görünmesin. İçlerinden birinin bordo çantası var ve her şeyle, kışın da yazın da uyduğunu söylüyor. Bu tamamen pratik bir mantık, moda değil.

İspanyol marka MICUIR'in kurucusu Elena Peña tüm tartışmayı bir listeye indirgemiş: ölçülü büyüklükte, formunu koruyan sağlam tabanlı, rahat saplı ya da uzun omuz askılı, düzenli iç bölmeli, güvenli kapanışlı, hem ofisi hem dışarı çıkmayı kaldıran bir estetikle ve kaliteli malzemeden.

Bu önerilerde eksik olan fiyat - ve burada dolaysız olmakta fayda var. Editörlerin saydığı modeller, klasik katlanabilir naylon için yaklaşık 135 eurodan, büyük deri çanta için 650 euroya kadar gidiyor. Bu, farkın yalnızca deri olmadığı bir aralık. Ama şart listesinin kendisi pahalı istemiyor: sağlam taban, koyu renk, fermuar ve bir iç cep lüks değil, konstrüksiyon. Soru şu: kaç moda markası bu dört şeyi gerçekten yapıyor, kaçı yalnızca form satıyor?