Skip to content

Hasta göz altı morlukları için geliyor, doktor ise elmacık kemiğindeki kaybolmuş desteği görüyor

1 dk okuma
Paylaş
Hasta göz altı morlukları için geliyor, doktor ise elmacık kemiğindeki kaybolmuş desteği görüyor

Hasta, göz altı morlukları için endişeli biçimde içeri giriyor. Doktor ona bakıyor ve sorunun kısmen başka yerde olduğunu söylüyor - elmacık kemiğinin kaybolmuş desteğinde. "Elmacık kemiği bir taşıyıcı yapıdır," diyor Barselonalı estetik hekim Dr. Beatriz Beltrán ve bununla birlikte tedavinin bütün mantığı değişiyor.

Hastanın ayrı bir kusur olarak gördüğü şeyi - göz altındaki gölgeyi, sarkmış çene hattını, tek bir kırışığı - doktor, başka bir yerde çöken bir şeyin sonucu olarak görüyor. "Göz altı morluğunu, çene hattını ya da kırışığı yalıtılmış öğeler gibi tedavi edemeyiz," diyor.

Ama en ilginç cümle, insanların aslında ne aradığına dair: "Giderek daha sık, daha iyi görünmek isteyen ama farklı görünmek istemeyen hastalarla karşılaşıyoruz." Bu, estetik tıbbın bakımı değil dönüşümü sattığı koca bir on yılın sessiz bir revizyonu.

Cephanelik tanıdık - stratejik yerleştirilen hyalüronik asit, kolajen biyostimülatörleri, Thermage ve Ultherapy gibi sıkılaştırma teknolojileri. Bunların hiçbiri yeni değil. Yeni olan, yüzün hangi bölgesine ve hangi amaçla yöneltildiği.

Bu bir ilerleme mi, yoksa sadece daha iyi bir satış hikâyesi mi? Belki ikisi de. Yıllarca "daha fazlası daha iyidir" diye öğreten bir sektör şimdi daha azını satıyor - ve daha azı için aynı ücreti alıyor. Ama hastanın istediği sonuç samimi: aynada bir başkasına benzememek.

Bizde bunu elde etmek daha da zor, çünkü pazar daha küçük, reklam daha agresif. Her müdahaleden önce sorulmaya değer soru, doktorun da sorduğu soru: gördüğüm şey sorunun kendisi mi, yoksa sadece sorunun göründüğü yer mi?