Skip to content

Yakıt, konutlar, kurumlar ve yabancı kararlar: manşetlerin ardındaki hafta

1 dk okuma
Paylaş
Yakıt, konutlar, kurumlar ve yabancı kararlar: manşetlerin ardındaki hafta

Savaş artık siperde değil, pompada ve demir yolunda veriliyor

Bu hafta cephe, her gün gördüğümüz yerlere taşındı. Rusya'nın benzini bitti; 36 saatlik kuyruklar oluştu ve bir petrol devi Belarus ile Hindistan'dan yakıt istedi. Ruslar pompaların önünde kamp kurmaya başladı; Ukrayna dronları rafinerileri vurduktan sonra. Vuruşlar orada durmadı - 200'den fazla lokomotif ucuz dronlarla imha edildi, Kiev ise savaşın başından bu yana en büyük saldırıyı yaşadı. Bir savaş pompada ve rayda verildiğinde, hesap sınırda durmaz - yakıt zammı pasaport tanımaz.

Kendi evin ve onurlu bir emeklilik sessizce lükse dönüşüyor

Üsküp'te dairelerin bir yılda %13,3 zamlandığı aynı hafta, Gruevski'nin jakuzili daireleri açık artırmaya çıktı - metrekaresi 4.000 avronun üzerinde, yalnızca milyonerler için. Ve başını sokacak bir çatı hayale dönüşürken, çalışma hayatının sonu daha da öteye itiliyor: sendikalar emeklilik yaşını 72'ye çıkarma önerisine karşı savaşıyor, çünkü açık, işçilerin sağlığıyla kapatılmamalı. Hatta Sedmica sandviççisi 30 yıl sonra yıkılıyor - ve belediye ruhsat konusunda susuyor. Sıradan olan, sessizce „seçkinler için" kategorisine geçiyor.

Kurumlar tepki vermeyi biliyor - ama ancak zarar oluştuktan sonra

Adalet bu hafta çalıştı, yalnızca yıllarla ölçülen bir gecikmeyle. Eurostandard bankasına yönelik iddianame iflastan altı yıl sonra geldi, Kostovski ise karşılık verip savcıya saldırdı. Eğitimde büyük bir temizlik başladı - 18 enstitü çoktan kapatıldı, beş üniversite mercek altında. Strazburg'dan devletin eski UBK müdürüne 3.465 avro borçlu olduğu kararı geldi, Lubyana'da ise Patrik Porfirij mahkemede mahkûm edildi. Sistem hareket ediyor - ama banka çökip para kaybolduktan sonra tepki verdiğinde, bu tepki korumadan çok bir sonsöze benziyor.

Balkanların nerede durduğuna dair karar yine başka bir yerde yazılıyor

Kim olduğumuz, nereye gittiğimiz ve kimi rahatsız ettiğimiz - bu hafta bütün bunlara yabancı kabineler karar verdi. Hollanda, AB yolunda Sırbistan'a bir darbe hazırlıyor ve Balkanlar yine aynı bekleme odasında buldu kendini. Rusya, dört Balkan devletinin yer aldığı bir düşman listesi yayımladı. Washington'da ise Trump, Vučić'i alıntıladı ve Belgrad kutladı - bir kuşakta, bir numaralı düşman makbul bir misafire dönüştü. Dünyadaki yerini başkasının yazdığı listeler belirlediğinde, soru onların üzerinde olup olmadığımız değil, neden masada sesimizin olmadığıdır.

Dağı adrenalin olarak satıyoruz, o ise reklamlarımızı okumuyor

Yaz bize doğanın bizden önce burada olduğunu yine hatırlattı. Matka yakınında kaybolan bir turist için altı saatlik arama ancak saat 03:45'te sona erdi. Manastır bölgesinde bir Amerikalı yamaç paraşütüyle ağır yaralandı - reklamını yaptığımız adrenalin turizmi gerçekte ne kadar düzenli? Vodno'da ise bir ayı görüldü - dağın kendi sakinleri var, bizden önce oradaydılar. Macera turizmini bir marka olarak satıyoruz, ama bir şeyler ters gittiğinde hesabı kurtarma ekipleri ödüyor.

Farklı konular, farklı adresler - ama altlarında aynı mantık akıyor. Yakıt için, ev için, sınır için ve nerede durduğumuz için kararlar başka bir yerde alınıyor, sonuçları ise bize geliyor. Okuyucunun işi her olayı ezberlemek değil, örüntüyü tanımak - ki gelecek hafta aynı şeyler yeni başlıklar altında tekrarlandığında şaşırmasın.