Skip to content

Gördüğün küf sadece görünen kısım: beslenme uzmanı bir köşeyi kesmenin neden işe yaramadığını anlatıyor

1 dk okuma
Paylaş
Gördüğün küf sadece görünen kısım: beslenme uzmanı bir köşeyi kesmenin neden işe yaramadığını anlatıyor

O hareketi hepimiz biliriz: peynirin bir köşesinde ya da şeftalinin bir yanında küf, bıçak onu kesiyor, gerisi ağza gidiyor. Bu bir hata ve küçük de değil. Gıda teknoloğu ve diyetisyen-beslenme uzmanı Beatriz Robles bunu olabildiğince doğrudan söylüyor: "Bir gıdanın küçük bir bölümünden - meyve ya da peynir - ne kadar küçük olursa olsun küfü alıp sonra o parçayı yemek kötü bir uygulamadır. Küfün görünen kısmı mantarın yalnızca bir parçasıdır; mantar gıdanın çok derinlerine kadar büyüyebilir. Kural, tamamen atmak olurdu."

Yani gördüğün, görünen kısım. Gerisi zaten içeride, sadece rengi görünmüyor.

Sorumluluk senin eline geçiyor

Robles akılda tutulmaya değer bir cümle kuruyor: "Birincil üretimden dağıtıma kadar bütün sektör, gıdanın mevzuata göre güvenli olması için gereken kontrol önlemlerini uygular. Ama bizim elimize geçtiği anda, onu doğru saklamak ve doğru kullanmak bizim sorumluluğumuzdur." Başka bir deyişle - kontrol kapının önüne kadar var. Ötesinde müfettiş yok.

Ve buzdolabındaki düzen burada başlıyor; bu estetik değil, sıcaklık ve mesafe meselesi. Buzdolabı en fazla 5 derece olmalı. Robles'in verdiği yerleşim şöyle: çiğ gıdalar alt çekmecelerde, hayvansal ve bitkisel kökenli olanlar ayrılmış; kapakta içecekler ve soslar gibi mikrobiyolojik riski en düşük ürünler; orta raflarda artıklar, mutlaka kapaklı kaplarda; üst raflarda ise yumurta, fermente süt ürünleri ve türevleri.

Bizde kimsenin adını koymadığı kural

Çapraz bulaşma endüstriyel mutfaklarda zorunlu bir norm, evde ise çoğu zaman adı bile yok. Temiz gıdanın henüz temiz olmayanla - çiğ et, yıkanmamış sebze - temas etmesini önlemek anlamına geliyor. "Bu temas doğrudan olabilir, gıdadan gıdaya, ya da dolaylı olabilir; yıkanmamış gıdayı işlediğimiz yüzeyler veya mutfak gereçleri üzerinden" diye açıklıyor.

Buradan temel adımlar çıkıyor: tüm yüzeylerin ve gereçlerin temizlenmesi, el hijyeni ve sebzelerin su dolu bir kapta değil, musluktan akan suyun altında iyice yıkanması. Hamileler gibi riskli bir grup için yemek pişiriyorsan, içme suyu için üretilmiş çamaşır suyuyla ya da özel bir ürünle dezenfeksiyon gerekiyor. Bir şey daha: yemek hemen yenmiyorsa buzdolabına gidiyor ve orada en fazla iki üç gün dayanıyor.

Ambalajda yazmayan rakamlar

Yumurta, yazın faturayı ilk kestiği yer. Çiğ yumurta içeren her şey - örneğin mayonez - hemen yenir. Ev yapımı mayonez yemekten hemen önce hazırlanır ve hemen servis edilmiyorsa buzdolabına konur. Tamamen pişmiş yumurtalı bir omlet buzdolabında iki gün dayanır; pişmemişse - bir gün bile değil.

Pirinç ve makarna ikinci sırada ve orada sürpriz daha büyük. Pişmiş olsalar bile mikotoksinlere ve zararlı bakterilere yatkınlar ve buzdolabındaki süreleri en fazla 48 saat. Kritik nokta: tek bir görünür bozulma işareti olmadan da kontamine olabiliyorlar. Koku bir test değil.

Meyve yazın çok daha hızlı olgunlaşıyor, bu yüzden özellikle kesilmişse buzdolabına gidiyor. İstisna tropik meyveler - muz, papaya, mango - ki bunlar buzdolabında kaybediyor. Ve çoğu kişinin karıştırdığı son ayrım: "son kullanma tarihi" ile "tavsiye edilen tüketim tarihi" aynı şey değil. Birincisinde gıda tarihten sonra yenmiyor, çünkü o tarih ne zamana kadar güvenli olduğunu gösteriyor. İkincisinde belli sınırlar içinde, on beş güne kadar tüketilebiliyor, çünkü güvenliği değil, kalitenin ne zamana kadar korunduğunu gösteriyor.