Skip to content

Putin çizgiyi çekti: Ukrayna'da Avrupalı askerler Rusya ile savaş demektir

1 dk okuma
Paylaş
Putin çizgiyi çekti: Ukrayna'da Avrupalı askerler Rusya ile savaş demektir

Cümle kısa ve yoruma yer bırakmıyor. Avrupa hükümetlerinin Ukrayna'ya asker gönderme planları sorulduğunda Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, bunun Rusya ile savaş anlamına geldiğini söyledi. "Tırmanma" değil, "ciddi tehdit" değil, ardında genellikle yarı boş bir mesajın gizlendiği diplomatik ifadelerden biri değil. Savaş.

Açıklama Hindistan ziyareti sırasında geldi ve Putin aynı nefeste Moskova'nın Avrupa'ya saldırmak gibi bir niyeti olmadığını da savundu. İki cümle yan yana duruyor ve hikâyeyi ilginç kılan tam da bu. Kimseyi tehdit etmiyoruz, ama gelirseniz - bu savaştır. Bu mantığı daha önce bir yerde duyduysanız, yalnız değilsiniz. Balkanlar bu retoriği ezbere bilir.

Çizgi tam olarak nereye çekildi

Birkaç Avrupa ülkesi aylardır Ukrayna için uzun vadeli güvenlik garantilerini tartışıyor ve gündeme gelen seçeneklerden biri Ukrayna topraklarında Avrupalı asker bulundurulması. Şimdiye kadar bu, koşullu konuşulan bir konuydu - ya olursa, hangi şartlarda, nasıl bir barış anlaşmasından sonra. Bu açıklamayla Moskova o soruya bugüne kadarkinden çok daha somut bir yanıt veriyor.

Putin'in çektiği ayrım özsel: silah sevkiyatı, para, eğitim - bunların tümünü Rusya mevcut durumun devamı sayıyor. Sahadaki Avrupalı askerler ise ona göre artık Kiev'e yardım değil, Rusya ile Avrupa arasında doğrudan çatışma. Yanıtsız kalan soru şu: o sınırı tam olarak kim, hangi ölçütle değerlendiriyor?

Argüman olarak tarih

Konuşmanın geri kalanı bir tarih anlatısı alıştırmasıydı. Putin saatleri Sovyetler Birliği'nin dağılmasına kadar geri sardı; iddiasına göre Batı o dönemde artık ciddi bir rakibi olmadığı ve Rus çıkarlarının göz ardı edilebileceği sonucuna vardı. Ona göre hatalar oradan itibaren "kartopu gibi" büyüdü - Kafkasya'daki teröristler, ayrılıkçılar ve şimdi Ukrayna.

Rusya'nın üye olduğu, ancak kendi görüşüne göre hiçbir zaman eşit muamele görmediği G8'e de değindi. "O tam üyelik değildi. Ben bunların hepsini gayet iyi gördüm" dedi. Bu cümle ilk bakışta göründüğünden daha ilginç, çünkü yıllarca bir Batı kapısının önünde bekleyip onu birinin açıp açmayacağını merak eden herkesin iyi bildiği bir duyguyu tarif ediyor.

2014 ve sonrasında gelen her şey

Anlatısındaki kilit nokta Viktor Yanukoviç'in görevden alınması olmayı sürdürüyor. Putin onun iktidarını savunmaya çalışmadı - çok hata yapıldığını ve vatandaşların hoşnutsuzluğu için zemin bulunduğunu kabul etti. Ancak, diye ekledi, Yanukoviç Ukrayna'nın NATO'ya girmesine karşıydı ve görevden alınmasının hemen ardından Kiev ittifak üyeliğini hedef olarak koydu. Rus devlet başkanına göre sonrasında yaşanan her şeyin gerçek nedeni bu.

Bunun olayların Rus versiyonu olduğu tartışmasız ve başka bir şeymiş gibi sunulmamalı. Ama bu versiyonun şimdi neye hizmet ettiğini görmekte fayda var: tamamı tek bir yere çıkıyor, sorumluluğun karşı tarafta olduğu ve Avrupa'nın atacağı her adımın savunma değil provokasyon sayıldığı iddiasına.

Bu bizi neden ilgilendiriyor

Balkanlar'ın, bir gücün kırmızı çizgisinin tam olarak nerede olduğunu ilan ettiği, karşı tarafın da bunu blöf saydığı anlarla uzun ve tatsız bir geçmişi var. Nadiren iyi bitti. Üsküp'ten bakınca hesap basit görünüyor: bu çatışmanın her genişlemesi daha büyük askerî bütçeler, geri kalan her şeye daha az para ve Avrupa siyasetinin yalnızca doğuyu düşündüğü bir yıl daha demek.

Hindistan'dan gelen mesaj, iddia ettiği şeyde açık, ardından geleni ise tamamen belirsiz. Moskova Avrupa ile savaş istemediğini söylüyor ve aynı anda o savaşın tam olarak nasıl başlayacağını anlatıyor. Brüksel'de bunu kim uyarı olarak, kim sınama daveti olarak okuyacak?