Skip to content

Yaz cildi yaşlandırmıyor, yalnızca ne kadar yaşlandığını gösteriyor: doktor soruyu tersine çevirdi

1 dk okuma
Paylaş
Yaz cildi yaşlandırmıyor, yalnızca ne kadar yaşlandığını gösteriyor: doktor soruyu tersine çevirdi

Yazın cilt küçük bir parkurdan geçiyor: ter, kum, güneş kremi, tuzlu su ve akşam bile gevşemeyen bir sıcak. Kimilerinde sonuç koyulaşmış bir ten, kimilerinde haftalarca süren bir tahriş. Farkın neden bu kadar büyük olduğu sorusunun, reklamlarda pek söylenmeyen bir yanıtı var.

Estetik tıp uzmanı Dr. Ana Huertas sorunu alışılmışın tersinden kuruyor: „Cilt, dokularımızın nasıl yaşlandığını yansıtan bir organdır.” Yani cilt, üzerinde bir şeyler olan bir yüzey değil. Organizmanın durumunun göründüğü bir ekran.

İnsanlar arasındaki farkların açıklaması da buradan geliyor: „Bütün ciltler aynı hızda yaşlanmaz, çünkü dokular aynı yenilenme kapasitesini korumaz. Sıcak ve UV ışınımı dış etkenler olarak işler, ama her organizmanın nasıl yanıt vereceği her insandaki farklı biyolojik süreçlere bağlıdır.” Yani plajda geçen aynı iki hafta, iki farklı cilt için aynı anlama gelmiyor.

Bir de termal yaşlanma terimi var - yüksek sıcaklıklar serbest radikal üretimini artırıyor ve bu, güneş ışınlarından bağımsız olarak cildi zedeliyor. Çoğu kişinin gözden kaçırdığı kısım da bu. Gölge sıcaktan korumaz, yalnızca doğrudan güneşten.

En keskin saptaması, kendi yüzümüzü nasıl yanlış okuduğumuza dair: „Yaşlanma sıklıkla güneşe ya da sıcağa atfedilir; oysa bu etkenler cilt dokusunun nasıl yaşlandığını açığa çıkarır. Bazı ciltler onarım kapasitesini yıllarca korur, bazıları ise kırışıklıklar daha ortaya çıkmadan kaybeder.” Başka bir deyişle, yazdan sonra bir değişiklik gördüğünüzde, onu yaz yaratmadı - yalnızca görünür kıldı.

Pratik kısmı ne pahalı ne de yeni ve en can sıkıcı yanı da bu: her gün nemlendirme, öğle güneşinden kaçınma, her gün koruyucu faktör ve gün içinde yeniden sürme. Sabah sekizde sürülen krem öğleden sonra dörtte çalışmıyor. Bu fizik, pazarlama değil.

Son söylediği şey, bakım endüstrisinin en az reklamını yaptığı gerçek: güneş hasarı birikimlidir ve çocuklukta birikmeye başlar. Hiçbir serum şişesi korumasız geçirilmiş yazları geri getirmez. Bu yüzden kendi cildinize yapacağınız en iyi yatırım 40 yaşında yaptığınız değil, bugün çocuklarınız için yaptığınız.