Skip to content

Herkeste olan ve hep aynı giyilen dokuz avroluk parça: tek bir alışveriş yapmadan yedi kombin

1 dk okuma
Paylaş
Herkeste olan ve hep aynı giyilen dokuz avroluk parça: tek bir alışveriş yapmadan yedi kombin

Beyaz kolsuz atlet. Herkeste var, dokuz ile yirmi avro arasında ve tam da bu yüzden bir ayda on kez aynı şekilde giyilerek kalıyor. Moda endüstrisi, zaten sahip olduğun şeyle ne yapacağını söylemek yerine sana yeni bir parça satmaktan geçiniyor. Bu tam tersi.

Yedi kombin, hiçbiri yeni bir alışveriş gerektirmiyor. Birincisi: desenli pantolon. Istakoz, çiçek, ne olursa - deseni tüm kombini taşır, beyaz atlet ise onun fazla kaçmasını engelleyen şeydir. İkincisi: iri takı. Boyunda güçlü renkte kalın bir kolye, büyük küpeler. Beyaz ile rengin kontrastı, herhangi bir pahalı bluzun başarabileceğinden daha etkili.

Üçüncüsü ve en beklenmediki: pijama takımının gömleğinin altında. Bu kesimin yazlık versiyonu artık ev kıyafeti sayılmıyor; altındaki atlet ise gömleğin çıkarılabileceği anlamına geliyor. Bir parça, iki kombin.

Dördüncüsü: payetli ya da püsküllü etek. En çok para kazandıran numara bu - dolapta durup fırsat bekleyen şık etek, üst kısım sade olduğunda birdenbire gündüz giyilebilir hâle geliyor. Babet ya da sandaletle, plana göre.

Beşincisi: tamamen beyaz, sade beyaz bir etekle. Yılın bu döneminde en temiz seçim. Parmak arası terlikle ya da doksanlardan geri dönen parmak arası sandaletlerle.

Altıncısı: kot ya da keten bermuda, etek giymeyenler için. Rahat ama özensiz değil, tek bir belirgin ayrıntı eklersen - lacivert ya da renkli bir çanta. Yedincisi: kapri pantolon, özellikle puantiyeli ya da çizgili. Olduğundan en pahalı görünenler onlar; beyaz atletin sessiz sadeliği ise işe yaramalarının nedeni.

Yedisinin ortak paydası trend değil. Ortak payda şu: en az dikkat isteyen parça, kombindeki diğer her şeyin konuşmasına izin veren şeydir. Bir sonraki alışverişten önce bilmekte fayda var - ve giyecek hiçbir şeyin yokmuş gibi hissettiğin bir sonraki seferden önce daha da fazla.