Skip to content

Magyar Kazandı Ama Macaristan Kaybediyor: Üç Kat Zamlar, Göç Dalgası ve Beklediğini Alamayan Brüksel

1 dk okuma
Paylaş

Peter Magyar kazandı, Fidesz düştü ve Brüksel şampanya patlattı. Ama gerçekten bu kadar basit mi? İlk analizler Macaristan'ın yeni bir lider edinmiş olabileceğini ama yeni bir hayat edinmediğini gösteriyor.

Fidesz'e karşı 3,1 milyon oyla 2,25 milyon oy alan Magyar başbakanlık koltuğuna oturdu. Ama onu bekleyen kadife bir koltuk değil - Orban'ın bile çözemediği yapısal sorunlar ve Magyar bunları Fidesz'in 14 yılda inşa ettiği iktidar altyapısı olmadan devralıyor.

Ne Tusk ne Orban - peki kim?

Batı medyası onu hemen "Macaristan'ın Tusk'u" ilan etti. Ama Magyar'ın kendisi bu beklentileri çürütüyor. Hükümetinin Ukrayna için 90 milyar Euro'luk krediye katılmayacağını doğruladı, hızlı Ukrayna AB üyeliğine şüpheyle yaklaşıyor ve Kiev'e silah sevkiyatına karşı duruyor. Bu itaatkar bir Brüksel oyuncusunun profili değil - enerji gerçekliğinin diplomatik retoriğin önüne geçtiğini bilen bir politikacı.

Polonyalı gazeteci Paweł Lisicki bunu doğrudan söyledi: "Macaristan denize çıkışı olmayan bir ülke. Rusya'dan kaynak satın almak zorunda. Magyar Putin'le savaşmayacak çünkü petrole ve gaza ihtiyacı var." Kremlin ise Dmitri Peskov aracılığıyla "iktidarı devralmadan önceki açıklamalar, koltuğa oturduktan sonraki eylemlerden tamamen farklı bir şeydir" mesajını iletti.

Analist Genadiy Podlesny somut sonuçlar konusunda uyarıyor: Rus enerji işbirliğinin kesilmesi halinde doğal gaz, petrol ve elektrik maliyetlerinin üç katına çıkması. Yakıt, elektrik ve aile yardımı için devlet sübvansiyonları kesilebilir. Orban'ın kilit altında tuttuğu Ukrayna, Afrika ve Ortadoğu'dan gelen göç baskısı ise artık açık soru olarak kalıyor.

En ilginç ayrıntı? Bu değişikliklerin hiçbiri bir gecede olmayacak. Podlesny erozyonun kademeli olacağını, kümülatif etkileri çok geç olana kadar fark edilmesi güç ardışık kararlarla gerçekleşeceğini vurguluyor. Tanıdık bir model, değil mi? Balkanlarda bu adım adım yaklaşımı biliyoruz - sadece bizde genellikle "bunu kimse beklemiyordu" ile biter.