Skip to content

Trump İran karşısında neden geri adım attığını istemeden itiraf etti: strateji değil, borsa korkusu

1 dk okuma
Paylaş
Trump İran karşısında neden geri adım attığını istemeden itiraf etti: strateji değil, borsa korkusu

Bazen bir siyasetçinin en dürüst cümlesi, ağzından kaçırdığı cümledir. Donald Trump, İran'la neden anlaşma yaptığını istemeden açıkladı: "Bir ekonomik felaket istemiyordum. Böyle devam etseydik, olabilirdi." Ve bu tek cümleyle, sert el gösterisinin tamamı çöküverdi.

Cumhuriyetçiler öfkeli. Eski Başkan Yardımcısı Mike Pence anlaşmayı "düşman karşısında tam bir teslimiyet ve geri adım" olarak nitelendirdi; senatörler arasında ise Reagan'ın bile mezarında ters döneceği konuşuluyordu. Eleştiri yalnızca parti pozu değil - gerçek bir şeye dokunuyor: en büyük kararlarını strateji yerine borsaya bakarak veren bir lider.

Ve Trump'ın bunu tam da bu yüzden açığa vurması. Barış yakın göründüğünde borsa "roket gibi" sıçradı, müzakereler tıkandığında ise dramatik biçimde düştü - ve bu dalgalanmalar onun siyasetini şekillendiriyordu. Anlaşmayı kabul etmekle, İran'a ve diğer tüm rakiplere mesaj açık: ekonomik baskıya dayanmak yeterli, Amerika geri adım atacaktır. İran artık Hürmüz Boğazı kartını her zamankinden daha sıkı tutuyor.

Balkanlı bir okur için bu, gücün yakından nasıl göründüğüne dair bir ders - çelik bir irade olarak değil, grafiklere bakan bir adam olarak. Bize sürekli büyük güçlerin uzun vadeli planları olduğu, her hamlenin büyük bir satranç partisinin parçası olduğu söyleniyor. Ve işte dünyanın en güçlü liderlerinden biri, günlük piyasaya göre karar verdiğini itiraf ediyor. Belki de bütün oyun, bize satıldığından her zaman daha küçüktü - ilkeler değil, sinir ve borsa endeksleri meselesi.