Skip to content

Bessent bu akşam İran'a karşı "ekonomik D-Günü"nü açıklıyor: ama İran petrolünün yüzde 80'i Çin'e gidiyor

1 dk okuma
Paylaş
Bessent bu akşam İran'a karşı "ekonomik D-Günü"nü açıklıyor: ama İran petrolünün yüzde 80'i Çin'e gidiyor

Washington, bu akşam saat 20:00'de İran'a karşı bugüne dek en büyük yaptırım paketini açıklayacağını duyuruyor. ABD Hazine Bakanı Scott Bessent bunu "ekonomik D-Günü" olarak adlandırdı ve dünya tarihindeki en büyük koordineli ekonomik izolasyon diye tanımladı. İfade ona ait, bize değil - ve üzerinde durmaya değer, çünkü bir yetkilinin olay gerçekleşmeden kendi anıt yazıtını yazması nadir görülür.

Hedef açık: İran ekonomisini yüzeyde tutan son ekonomik bağları kesmek. Aynı ölçüde açık olan sorun ise, bu bağların Tahran'a değil - Pekin'e uzanması. Çin, İran'ın deniz yoluyla petrol ihracatının yüzde 80'inden fazlasını satın alıyor. Bu, hikâyenin arka planındaki bir ayrıntı değil; hikâyenin kendisi.

Amerikan önlemlerinin Çin'i de vurup vurmayacağı doğrudan sorulduğunda Bessent, tüm açıklamadan daha çok şey söyleyen bir cümleyle yanıt verdi: "Birçok görüşme en iyi baş başa yapılır." Ardından Körfez'den ne kadar enerji çektiği düşünülürse işbirliğinin Çin'in çıkarına olduğunu ekledi. Tehdit yok, süre yok, rakam yok. Yalnızca bir mesaj var - ne aldığınızı biliyoruz ve nereden aldığınızı biliyoruz.

Piyasa, önlemler var olmadan tepki verdi

Brent geçen haftayı varil başına 94,39 dolardan, haftalık yüzde 6,39 artışla kapattı. Amerikan petrolü yüzde 5,66 değer kazandı. Bunlar önlemler daha açıklanmadan gerçekleşen hareketler - bir olguya değil, bir açıklamaya verilen tepki. Bir bakanın sözü en büyük emtia piyasasında yüzde altı ediyorsa, soru yaptırımların işleyip işlemeyeceği değil, duyurudan kimin şimdiden kazandığıdır.

Pekin alışıldık üslubuyla karşılık verdi: "yaptırımlar ve baskı sorunları çözmeyecek", siyasi ve diplomatik çözümler gerekli. Devlete ait "Global Times" daha doğrudan gitti ve Amerikan hamlesini kayıpları azaltma ve baskının maliyetini başka ülkelere aktarma girişimi olarak okudu. Bu, küçük bir pazarda yaşayan herkesin tanıyacağı bir cümle - büyük olan anlaşır, fatura ise aşağı doğru yol alır.

İran'ın kendi içinde ise tek sesle konuşmuyorlar

Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, İran güç konumundayken düşmanlıkların sona ermesi gerektiğini söylüyor. Ordu ise aynı anda Amerikan tehditlerine "acı verici, cezalandırıcı ve yıkıcı" bir yanıt sözü verdi. Bunlar aynı mesajın iki tonu değil - aynı sınırın üzerinden konuşan iki farklı devlet.

Balkanlar bu sahneyi ezbere bilir: büyük oyuncular birbirlerine açıklamalar üzerinden mesaj yollar, gerçek anlaşma ise baş başa yürütülür - tam da Bessent'in dediği gibi. Ekonomik izolasyonun Tahran'daki kararları gerçekten değiştirip değiştirmediğini, yoksa yalnızca alıcıları başka bir adrese mi taşıdığını, ancak bu akşamki "D-Günü" bir başlık olmaktan çıkıp bir önlemler listesine dönüştüğünde bileceğiz.