Skip to content

Bütçe ekonomiden daha hızlı büyüyor, devlet yeniden borçlanacak

0 dk okuma
Paylaş
Bütçe ekonomiden daha hızlı büyüyor, devlet yeniden borçlanacak

Hükümet, bütçe açığını artıracak bir 2026 bütçe revizyonu duyuruyor. Gerekçe, ek kaynakların yollara, altyapıya, çevre projelerine, IPA programlarına ve belediyelere desteğe yönlendirileceği. Ama bu duyuruların ardında çok önemli bir soru gizleniyor - Makedonya, ürettiğinden fazlasını sonsuza dek harcayabilir mi?

Tablo dikkatle incelenirse, çok ilginç bir şey fark edilebilir - aslında en hızlı büyüyen borçlanma.

Yalnızca son on yılda devlet bütçesi, 2017'de yaklaşık 3 milyar eurodan 2026'da neredeyse 6,8 milyar euroya yükseldi. Bu yüzde 126'nın üzerinde bir büyüme. Aynı dönemde Gayri Safi Milli Gelir, yaklaşık 9,8 milyar eurodan 17,7 milyar euroya, yani yaklaşık yüzde 81 büyüdü.

Bu rakamlar, devlet harcamasının ekonomiden daha hızlı büyüdüğünü gösteriyor. Daha da kaygı verici olan, aynı dönemde kamu borcunun yaklaşık 4,7 milyar eurodan 10 milyar eurodan fazlasına yükselmesi.

Revizyon, Hükümetin akaryakıt özel tüketim vergilerindeki indirim nedeniyle bütçenin 24 milyon eurodan fazla açık vereceğini zaten kabul ettiği bir dönemde geliyor. Kaybın bir kısmı sözde yabancı araçlara yapılan artan yakıt satışıyla telafi edilmiş olsa da, gelirlerin azaldığı, giderlerin arttığı gerçeği değişmiyor.

Asıl soru yeni yatırımlar olup olmayacağı değil. Soru, bu yatırımların yeni borçlanmanın bedelini geri ödeyecek yeni bir değer yaratıp yaratmayacağı. Tarih gösteriyor ki Makedonya sık sık sermaye yatırımları planlıyor, ama bunların önemli bir kısmı gerçekleşmeden kalıyor ya da yıllarca erteleniyor.

Bu yüzden kamuoyunun, açığın tam olarak ne kadar artacağını, ne kadar yeni borç alınacağını ve bu kaynaklarla hangi somut projelerin finanse edileceğini bilme hakkı var. Net yanıtlar olmadan, her yeni revizyon borçlanmaya daha büyük bağımlılığa ve gelecek kuşaklar için daha da ağır bir yüke doğru bir adım daha olarak kalıyor.

Devlet, ancak biri ona kredi vermeye razı olduğu sürece daha fazla harcayabilir. Ama hiçbir devlet gelecekteki gelirlerin sırtından sonsuza dek yaşayamaz.

Bu yüzden siyasi saldırılar ve karşılıklı suçlamalar bir kenara konduğunda, geriye rakamlar kalıyor. Ve bunlar gösteriyor ki, iktidarda hangi hükümet olursa olsun, devlet sürekli ürettiğinden fazlasını harcıyor ve farkı yeni borçla kapatıyor.

Tablodaki en büyük büyüme, zenginliğin büyümesi değil, sanayinin büyümesi değil, verimliliğin büyümesi de değil. En görünür olanı borçlanmanın büyümesi.

Tam da bu yüzden her yeni revizyon, her yeni açık ve her yeni borçlanma dikkatle analiz edilmeli. Çünkü borçları yaratan hükümetler değil, onlardan sonra gelen vatandaşlar ve kuşaklar öder.