Skip to content

CIA başkanı aceleyle Moskova'ya indi: Batılı servisler nükleer tehdidi artık retorik olarak okumuyor

1 dk okuma
Paylaş
CIA başkanı aceleyle Moskova'ya indi: Batılı servisler nükleer tehdidi artık retorik olarak okumuyor

CIA Direktörü John Ratcliffe salı günü aceleyle Moskova'ya gitti. Ziyaret kısaydı, önceden duyurulmamıştı ve alışıldık protokol ambalajından yoksundu - bu da diplomaside tek bir şey demek: planlanmış değildi, zorunlu hâle geldi.

Şimdi bir açıklama beliriyor. İngiltere'nin kimyasal, biyolojik, radyolojik ve nükleer silah kuvvetlerinin eski komutanı Hamish de Bretton-Gordon, „Telegraph“ için yazdığı analizde, istihbarat verilerinin, her yandan sıkışan Vladimir Putin'in NATO'nun Avrupalı üyelerinden birine saldırıyı değerlendirdiğine işaret ettiğini öne sürüyor. Bununla Avrupa'yı korkutup Ukrayna'ya desteği geri çektiremezse, aynı bilgilere göre masadaki bir sonraki seçenek Ukrayna'ya karşı taktik nükleer silah.

Analistler bunu neden eskisinden daha ciddiye alıyor

Kremlin'den gelen nükleer tehdit savaş kadar eski ve şimdiye dek neredeyse hep retorikti. Fark, de Bretton-Gordon'a göre, Batılı servislerin dört buçuk yıl sonra bunu artık saf retorik olarak görmemesi - çünkü altındaki rakamlar değişti.

Ukrayna, savaş alanında insansız hava aracı kullanımında dünyanın öncülerinden biri hâline geldi. Rus altyapısına, petrol sanayi tesisleri dahil, düzenlediği saldırılar ihracatı ve yakıt tedarikini zorlaştırıyor; Rusya'nın bazı bölgelerinde benzin istasyonlarında kuyruklar oluşuyor. Bu, kazanan bir devletin görüntüsü değil.

Ekonomiden daha büyük sorun ise ordu. Ağır kayıpların ardından Rusya, yüksek maaşlara ve mali teşviklere rağmen yeni gönüllü bulmakta giderek zorlanıyor. Analizin değerlendirmesine göre, tam da insan eksikliği zamanla Rus savaş makinesinin en büyük zaafı olabilir.

Ertelenen seferberlik

Çıkış yolu biliniyor ve Kremlin bunu biliyor: yeni, daha geniş bir seferberlik. Analizde, Batılı yetkililerin bazı hazırlıkların çoktan başladığına inandığı belirtiliyor.

Yalnız, siyasi tuzak tam da orada. Seferberliğin şimdiye dek yükünü Rusya'nın en büyük ve en zengin şehirleri taşımadı - Rus orta sınıfı savaşı görece bir mesafeden, başkalarının başına gelen bir şey olarak izleyebildi. Yeni bir seferberlik nüfusun belirgin biçimde daha geniş bir kesimini kapsarsa, o mesafe ortadan kalkar. Savaş Moskova ve Sankt Peterburg'da kapıları çalmaya başladığında, Kremlin için siyasi sonuçlar ciddi olabilir.

Bu yüzden yazar, Putin'in savaşı artık yalnızca siyasi bir konum için değil, iktidarda kendi bekası ve bırakmak istediği miras için sürdürdüğü sonucuna varıyor. Kilit değişim bu - nasıl kazanacağını hesaplayan lider öngörülebilirdir; nasıl hayatta kalacağını hesaplayan değil.

İran hesabı ve boşalan Amerikan depoları

Bu denkleme Washington da giriyor, üstelik Avrupa'nın lehine olmayan bir biçimde. Analize göre Moskova, ABD'nin İran politikasını dikkatle izliyor ve Washington'ın aynı anda birden fazla kriz bölgesinde askerî olarak yer almaya ne kadar hazır olduğunu ölçüyor.

Daha da somut olarak: ABD, İran'a karşı yürütülen operasyonlar sırasında uzun menzilli hassas silah stoklarının bir kısmını tüketti. Bu, Kremlin'de bir ayrıntı olarak okunmayan bir veri.

Joe Biden yönetimi daha önce Ukrayna'da nükleer silah kullanması hâlinde Rusya'yı „felaket“ sonuçlarla tehdit etmişti. Amerika hâlâ devasa konvansiyonel kapasiteye sahip - ama İran'a karşı büyük bir harekât yürütmek aynı rezervleri zorluyor. İki savaş aynı mühimmat için yarışıyor.

Peki Avrupa?

Analizin sonucu şu: sorumluluk artık NATO'nun Avrupalı üyelerine düşüyor ve Moskova'ya, İttifak üyesine yapılacak bir saldırının güçlü bir konvansiyonel askerî yanıt doğuracağı açıkça anlatılmalı. Argüman sağlam: Rusya'nın konvansiyonel gücü Ukrayna'da ciddi biçimde tükendi, Avrupalı üyeler ise birlikte çok daha büyük ekonomik, teknolojik ve askerî potansiyele sahip.

„Birlikte“ orada en zor kelime. Avrupa savunması bugüne dek, herkesin ilkede anlaştığı ve kimsenin ilk ödemeyi yapmak istemediği bir mutabakat gibi işliyor.

Balkanlar için bu, başka bir coğrafyadan gelen uzak bir haber değil. Bölgede NATO üyeleri var, bekleyen devletler var ve büyük güçler başkasının kararlılığının sınırını test ettiğinde ne olduğuna dair uzun bir deneyim var. Balkanlar bu sahneyi ezbere bilir - önce birinin tepki verip vermeyeceğine bakılır, sonra girilir.

Ratcliffe Moskova'ya uçtu ve döndü. Ne götürdüğünü ve ne getirdiğini bilmiyoruz. Yalnızca şunu biliyoruz: Amerikan istihbaratının başı, her şey kontrol altındayken aceleyle yola çıkmaz.