Skip to content

Elektrik megavat-saat başına 700 euroyu aştı, sebebi jeopolitika değil kuraklık: Romanya Tuna'yı yükseltmek için mavna batırdı

1 dk okuma
Paylaş
Elektrik megavat-saat başına 700 euroyu aştı, sebebi jeopolitika değil kuraklık: Romanya Tuna'yı yükseltmek için mavna batırdı
Güneydoğu Avrupa borsalarında elektriğin fiyatı megavat-saat başına 700 euroyu aştı. En büyük sıçrama Slovenya ve Hırvatistan'da yaşandı, en düşük fiyatları Yunanistan ve Bulgaristan tuttu. En yoğun günler 3 ve 4 Ağustos'tu; fiyatlar önceki haftalara göre yüzde 50 ile 100 arasında arttı. Sebep jeopolitika değil, yaptırım değil, birilerinin karteli de değil. Sebep, yeterince su olmaması. Nehirler reaktörleri durduruyor Tuna'nın düşük seviyesi, Macaristan'ın Paks nükleer santralini üretimi yüzde 90 azaltmaya zorladı. Romanya'nın Çernavoda santrali yüzde 50 azalttı. Slovenya'nın Krşko santrali, Sava'daki yüksek su sıcaklıkları ısı boşaltmayı imkânsız kıldığı için kapasitesini yüzde 20 düşürdü - çevre mevzuatı nehrin belirlenen eşiklerin üzerinde ısıtılmasını yasaklıyor. Hidroelektrik santralleri aynı hastalıkta. Sırbistan'da Demir Kapı 1 normal üretiminin yüzde 20'siyle, Demir Kapı 2 yüzde 30'uyla çalışıyor. Denklemin öbür tarafında ise bölgedeki tüketim yüzde 5 ile 20 arasında arttı - çünkü dışarısı 40 dereceyken klima bir öneri değildir. Yani elektriği zorunlu kılan aynı sıcak, onu ulaşılmaz da kılıyor. Bu, suçlayacak kimsenin olmadığı bir senaryo - ve tam da bu yüzden birinin olduğu senaryolardan daha ağır. Romanya Tuna'yı yükseltmek için mavna batırdı Bütün hikâyenin en çarpıcı ayrıntısı, Romanya'nın Çernavoda'yı çalışır tutmak için başvurduğu yöntem: su seviyesini yükseltmek üzere mavna batırmak. Santral, ülkenin elektrik üretiminin yaklaşık beşte birini karşılıyor. Bu bir çözüm değil. Bu, seçenekleri tükenen bir devletin doğaçlaması - ve 2026 yazının görüntüsü olarak akılda tutmaya değer. Sadece bölge değil Sorun kıtanın en büyük nükleer üreticisine kadar uzanıyor. Avrupa enerji sektöründen gelen raporlara göre, haziran sonu ve temmuz ortasındaki sıcak dalgaları sırasında Fransız santralleri kullanılabilir gücü geçici olarak sekiz ila dokuz gigavat düşürmek zorunda kaldı - ülkenin normal yaz üretiminin yaklaşık beşte biri. Krşko ise karşılaştırma için Slovenya'daki elektriğin yüzde 35 ila 38'ini üretiyor ve üretimin yarısı Hırvatistan'a gidiyor, orada ihtiyacın yüzde 15 ila 20'sini karşılıyor. Bir santral öksürünce iki ülke terliyor. Bu hikâyede biz neredeyiz Makedonya aynı bölgesel pazarın parçası ve fiyatın fırladığı aynı borsalardan alıyor. Bizim hidroelektrik santrallerimiz de aynı kuraklığı içiyor. Bu, kimsenin faturasına dair bir tahmin değil - bu, bağlı olduğumuz pazarın yapısı. Sorulmaya değer soru elektriğin ağustosta kaça mal olacağı değil. Soru şu: buradaki enerji planlaması, hem bizim hem komşuların santrallerinin dayandığı nehirlerin önümüzdeki on yılda aynı hacimde olmayabileceği ihtimalini hesaba katıyor mu? Şimdiye dek bu varsayım tek bir stratejik belgede bile görülmedi.