Skip to content

Herkesin atladığı yassı şeftali: her süper besinden daha sulu, daha tatlı ve daha ucuz

1 dk okuma
Paylaş
Herkesin atladığı yassı şeftali: her süper besinden daha sulu, daha tatlı ve daha ucuz

Her yaz tezgâhlarda duran, ama çoğu kişinin yokmuş gibi yanından geçip gittiği bir meyve var - yassı şeftali, yukarıdan ezilmiş bir şeftaliye benzeyen o meyve. İspanyollar ona „paraguaya" diyor, dünyada „donut şeftali" olarak da biliniyor; gerçek şu ki, tam da alışılmadık göründüğü için hak ettiği değeri görmüyor. O yassı kabuğun altında sıradan şeftaliden daha tatlı ve daha az ekşi bir lezzet saklı.

İsmine rağmen meyve Paraguay'dan gelmiyor - kökeni binlerce yıl önce Çin'e dayanıyor ve İpek Yolu üzerinden Avrupa'ya ulaşmış. Sıradan şeftaliden her şeyiyle farklı: daha yassı bir biçim, daha yumuşak kadifemsi bir kabuk, daha sulu ve lifli bir et ve daha az ekşilik. Onu bir kez gerektiği gibi tadan, sert marketten şeftaliye nadiren geri döner.

Ne aradığını biliyorsan seçimi kolay: dokunuşta hafif yumuşak (ne sert ne de ezik), tatlı kokulu ve düzgün renkli. Olgunlaşmamışsa, bir ila üç gün oda sıcaklığında beklet; olgunsa, buzdolabında üç-dört gün sakla. Hepsi bu - satın alırken biraz dikkatten başka bir şey istemiyor.

Mutfakta ise düşündüğünüzden çok yönlü. Peynir, ceviz ve pastırmayla taze salatalarda harika gidiyor; ete garnitür olarak fırınlanır ya da ızgara yapılır; smoothie'lere, içeceklere ve kokteyllere girer; tatlılarda ise tart, kek, dondurma ve sorbede parlar. Sadece birkaç fikir: yassı şeftali, taze peynir ve kruton ile salata; ev yapımı sorbe; ya da yoğurt ve bir dilim yassı şeftali ile buzlu bir içecek.

Herkesin telaffuzu zor isimli ve daha da telaffuzu zor fiyatlı egzotik „süper besinlerin" peşinden koştuğu bir dönemde, pazardan alınan sıradan, mevsimlik bir meyve aynı işi görüyor - üstelik daha sulu ve daha ucuza. Bazen sofradaki en iyi şey, yarı dünyayı dolaşan değil, yeterince gösterişli görünmediği için atladığımız şeydir.