Skip to content

İspanya yanıyor, sekiz yangın söndürme helikopteri ise AB yaptırımları yüzünden yerde bekliyor

1 dk okuma
Paylaş
İspanya yanıyor, sekiz yangın söndürme helikopteri ise AB yaptırımları yüzünden yerde bekliyor

İspanya yanıyor, birkaç saniyede 5.000 litreden fazla su boşaltabilen sekiz helikopter ise hangarlarda yerde duruyor. Arıza yüzünden değil. Bütçe yüzünden değil. Avrupa Birliği'nin bizzat uyguladığı yaptırımlar yüzünden.

Söz konusu olan, yıllarca İspanyol yangın savunmasının temeli olan Rus yapımı Kamov Ka-32 11BC makineleri. Rusya'nın Ukrayna'yı işgalinden sonra getirilen ticaret ambargosu, Rus teknisyenlerin zorunlu servis işlerini yapmasını yasaklıyor ve uçuşun güvenli olması için gereken yedek parçalara erişimi engelliyor. Bunlar olmadan helikopterler Avrupa hava sahasında uçuş izni alamıyor.

Sorun ne yeni ne de bilinmez

Madrid, bu tür sekiz makinenin kullanım dışı olduğunu resmen doğruladı. Daha önce Endülüs, Aragon, Extremadura ve Guadalajara'daki üslerden faaliyet gösteriyorlardı - yani tam da yazın ateş anlamına geldiği bölgelerden. Sahadaki söndürme ekipleri, çift rotorlu bu makinelerin hassasiyeti ve gücünün yangını kontrol altına almak için kilit olduğunu söylüyor. Batılı ikameler daha az çevik ve belirgin biçimde daha pahalı.

Şimdi en can yakan kısım geliyor. Mevcut bilgilere göre hükümet Brüksel'den teknik muafiyet talebinde hiç bulunmamış. Yaptırımların özellikle bu helikopterler için kaldırılmasına dair meclis önerisi reddedilmiş. İspanya geçen yıl boyunca Avrupa kurumlarına resmî bir başvuru yapmamış.

Yani mesele deneyip başaramayan biri değil. Mesele, yangın sezonuna azalmış kapasiteyle girdiğini bilen ve tek bir başvuru bile yapmayan bir devlet. Yanan hektarların hesabı çıkarıldığında bunun sorumluluğunu kim üstlenecek?

Özel operatörler beklemedi

Yangın söndürme hizmeti sunan büyük operatörlerden Pegasus, sivil havacılık standartlarındaki hukuki ve teknik kısıtlamalar nedeniyle Kamov'un artık filolarında olmadığını doğruladı. Piyasa idareden daha hızlı uyum sağladı; bu neredeyse bir doğa yasası.

Bunların hiçbiri Rusya'nın Ukrayna'daki adımlarını ya da bir araç olarak yaptırım mantığını haklı çıkarmaz. Ama her bürokrasinin ısrarla kaçındığı bir şeyi gösterir: her önlemin yan etkileri vardır ve o etkilerin bedelini biri öder. Bu kez faturayı İber Yarımadası'nın ormanları ve onların yanında yaşayan insanlar ödüyor.

Geriye kalan soru şu: Brüksel'in, bir oligarkı taşıyan uçakla yangın söndüren helikopteri ayırt edecek bir mekanizması var mı? Yanıt hayırsa, gelecek yaz da farklı olmayacak.