Skip to content

Esad'a gıyabında idam cezası: ilk karar düşüşten bir buçuk yıl sonra geldi, hükümlü ise ülkede değil

1 dk okuma
Paylaş
Esad'a gıyabında idam cezası: ilk karar düşüşten bir buçuk yıl sonra geldi, hükümlü ise ülkede değil

Şam'daki mahkeme Beşar Esad hakkında idam cezası verdi. Gıyabında elbette - Suriye'yi onlarca yıl yöneten adam o salonda oturmuyordu, oturmayacak da. Onunla birlikte kardeşi Mahir de idama mahkûm edildi. Suçlama: savaş suçları ve insanlığa karşı suçlar.

Bunlar, ailenin iktidarının Aralık 2024'te düşmesinden bu yana Esad'a ya da en yakın çevresindeki kişilere karşı verilen ilk kararlar. Akılda tutmaya değer veri bu: rejimin düşüşünden bir buçuk yıldan fazla süre sonra, ancak şimdi ilk karar. Balkanlar'da da adalet, başrol oyuncuları iadenin karmaşıklaştığı bir yere çoktan taşındıktan sonra gelme alışkanlığına sahip.

„Beşar Esad, savaş suçları ve insanlığa karşı suçların işlenmesi için devlet kurumlarını kullandı” dedi hâkim Faharedin el Arian. Duruşmayı devlet televizyonu canlı yayınladı. Şam'ın merkezindeki mahkemenin önünde, yalnızca kararın okunuşunu duymak için bir kalabalık toplandı.

O karardaki bir isim gıyapta değil. Esad'ın anne tarafından akrabası ve Dera vilayetinin eski siyasi güvenlik şefi Atef Necib, hâkim kararı okurken bir kafeste, mahkûm üniformasıyla, artırılmış güvenlik altında duruyordu. Güneydeki Dera vilayetinde baskıyı yönetmekten suçlu bulundu - ayaklanmayı, ardından iç savaşı tutuşturan aynı baskı.

Hükümlüsüz karar

Hikâyenin bütün ağırlığı da burada. İki ana hükümlü ülkede değil. Gıyapta verilen karar bir belgedir, ceza değil - birisi onu infaz ettiği anda cezaya dönüşür ve bu, uluslararası pratikte iade ya da kaçtıkları taraftaki korumanın sona ermesi demektir. O anın gelip gelmeyeceğine Şam'daki mahkeme karar vermiyor.

Bu yüzden yeni Suriye yönetiminin, sürecin canlı izlenmesinde çıkarı var. Devlet televizyonunda yayınlanan bir yargılama, girişte bir kalabalık, içinde gerçek bir insan olan bir kafes - bu, iç kamuoyuna bir şeylerin değiştiği mesajıdır. Bunun on binlerce dosyanın sistematik yargılanmasının başlangıcı mı, yoksa tek başına kalacak bir gösteri noktası mı olduğu, kaç karar daha geleceğinden ve kime karşı olacağından anlaşılacak.

Balkanlar bu sahneyi ezbere biliyor. Ne kadar beklendiğini de biliyor, kendi dosyasının sırası gelmeden kaç kişinin öldüğünü de, en sorumlu olanların en alttaki uygulayıcıdan ne kadar sık mahkeme salonundan uzakta kaldığını da. 2011'den beri bekleyen Suriyeli aileler şimdi ellerinde bir karar tutuyor. Soru, ikincisini alıp almayacakları.