Bir aile Yunanistan'a tatile çıktı, eve yalnızca bir çocuk dönüyor: Halkidiki'de trajedi
16.07.2026
16.07.2026
16.07.2026
16.07.2026
16.07.2026
16.07.2026
16.07.2026
16.07.2026
15.07.2026
14.07.2026
Bu kategoride haber bulunmuyor.
23.04.2026
23.04.2026
12.04.2026
Meclis bugün Hükümet revizyonunu tartışıyor, Başbakan Hristijan Mickoski ise bunu tanıdık bir retorikle gerekçelendirdi: „Hükümet konfor için değil, sonuçlar için bir yerdir." Güzel sözler - ama arkasında her revizyonun aslında ne anlama geldiği gizli: koltuk değişimi.
Değişiklikler altı bakanlığı kapsıyor. Adalet (Igor Filkov), sağlık (Azir Aliu), tarım (Cvetan Tripunovski), sosyal politika (Fatmir Limani), kültür (Zoran Ljutkov) bakanları ve bir bakanlıksız bakan gidiyor. Yerlerine yeni isimler geliyor - aralarında adalette Jeton Shashivari, sağlıkta Sasho Klekovski ve sosyal politikada Gjoko Velkovski.
Mickoski yeniden düzenlemeyi bir ilke olarak savunuyor: „Sorumluluk ilkesi herkes için eşit geçerlidir." Sonuçlarla da övündü - kültür bütçesi sözde 768 milyondan 1,07 milyar denardan fazlasına yükseldi, tarım için ise Temmuz 2024'ten bu yana 15 milyar denardan fazla dağıtıldı.
Ama her yurttaşın düşündüğü soruyu soralım: bu bakanlar şimdi övündükleri kadar iyi çalıştılarsa, neden değiştiriliyorlar? Çalışmadılarsa, neden bu kadar uzun süre görevde kaldılar? Kabine revizyonu her zaman bir tazeleme olarak satılır, ama çoğu zaman aynı insanlar arasında aynı koltukların yeniden dağıtımından ibarettir.
Muhalefet hamleyi çoktan „halk için tiyatro" olarak nitelendirdi. Ve asıl test burada - bugün kaç bakanın değiştirileceği değil, yenilerin sıradan yurttaş için farklı bir şey getirip getirmeyeceği, yoksa sadece kapıda yeni isimlerle aynı koltukları mı devralacakları. Sonuçlar, başbakanın kendisinin de dediği gibi, konuşacak olanlardır - ama onları ancak kameralar kapandıktan sonra görürüz.
Bu kategorinin 10 haber en son haberleri
İktidar Avrupa milyonlarına yas tutuyor ama en büyük partilerin siyasi reklamlar için 10 milyon euro kamu parasını yine paylaşacağını söylemiyor....
Dört şart, tek bir çözüm yok. Herkes kendi kırmızı çizgisiyle, herkes anlaşmayı yıkmaya hazır - Brüksel adımları sayarken saat harcanmamış...
Şimdi yöneteceği sistemin tam kalbinden geliyor. Ama asıl sınav özgeçmişte değil - kamu hastanesindeki bir hastanın bir fark hissedip hissetmeyeceğinde.
Gözaltındaki bir adam sadece bir pencereyi açıp çıkabiliyorsa, karakol ile açık bir kapı arasındaki fark ne kadar büyük? Muhalefet Toşkovski'nin...
Bizde nadir görülen bir sahne - partilere ellerini uzak tutmalarını açıkça söyleyen bir kurum. Bağımsızlık kumtesalarla değil, saygıyla savunulur.
Bir ayrıntıda takılan önemli bir yasa, AB'den 4 milyon euro risk altında. Avrupa sana anlaşın demek zorunda kaldığında, bu bile...
Onlarca yıl her hükümette vazgeçilmez olan bir parti protesto çağrısı yapıyor ve yüz kişi topluyor. Önem, sokakların aksine, protestoyla geri...
Seçim Yasası, herkesin iktidar için mücadele ettiği oyunun kurallarını belirler. Her erteleme bir hesap gizler - her taraftan.
Meclisteki sayılar yalnızca aritmetik değil - her iktidarın temelidir. Ve koalisyondaki koltuklar nadiren bedava verilir.
Nadiren sakin dile getirilen iki meşru kaygı. Ama partiler oy yerine anket puanlarını sayarken, asıl kaybeden seçmen.
Bu site çerez kullanıyor - senin için uygun mu? Daha fazla bilgi