Skip to content

Gyorçe'de kırık eklem, Kisela Voda'da bebek arabaları: barınak birinin köpekleri bilerek bıraktığını söylüyor

1 dk okuma
Paylaş
Gyorçe'de kırık eklem, Kisela Voda'da bebek arabaları: barınak birinin köpekleri bilerek bıraktığını söylüyor

Bir Üsküplünün ekleminde iki plaka var, çünkü köpeklerden korunmaya çalışmış. Düşmüş, eklemini birkaç yerinden kırmış ve ameliyat olmuş. Bu tartışma konusu değil - tıbbi bir bulgu.

Gyorçe Petrov'daki "Makedon ordusu" caddesinde sakinler, dört köpeğin uzun süredir başıboş dolaşıp yayalara, bisikletlilere ve motosikletlilere saldırdığı uyarısında bulunuyor. Olayın yaşandığı yer burası.

Kisela Voda: bebekli arabalar

Aynı sorun Kisela Voda'da da ortaya çıktı; yurttaşların tanıklıklarına göre bir köpek sürüsü, içinde bebek bulunan arabaları iten iki anneye doğru yöneldi. Anneler çocuklarını kreşe götürüyordu ve kendilerini savunmayı başardılar.

Konum rastlantı değil. O bölgede bir okul, iki kreş ve "Frederic Chopin" parkı var - mahallenin daha kalabalık yerlerinden biri; her gün çok sayıda çocuk ve veli buradan geçiyor.

Olay yerel Facebook gruplarında yayılıyor; yurttaşlar daha ağır bir olay yaşanmadan yetkililerden acil müdahale istiyor.

Kamu barınağı ne diyor

İşletme inkâr etmiyor. Müdür Voyislav Dimitrovski, sorundan haberdar olduklarını ve ekiplerin şimdiye kadar aynı noktada üç kez işlem yaptığını doğruluyor.

"İhbarlarımız var ve aynı noktada üç kez müdahale edildi. Ekiplerimiz vardığında köpekler her zaman orada olmuyor. Ne yazık ki köpek hâlâ bulunamadı. İki ekip sahada ve yakalayana kadar çalışmayı sürdüreceğiz", diyor Dimitrovski.

İşletmenin zarar gören yurttaşlarla iletişime geçmesi yönünde talimat verdiğini de ekliyor. İhbarlar 24 saat içinde işleme alınıyor, müdahale gereken konumlara ilişkin bilgiler Üsküp Şehri'nden de geliyor.

Bütün hikâyeyi değiştiren iddia

Ama müdürün söylediği asıl şey köpeklerle ilgili değil. İnsanlarla ilgili.

"Söz konusu olan, oraya bırakılmış bir köpek grubu. Fotoğraflarda kulak küpesi olan köpek görmedim. Aylardır uğraşıyoruz ve o köpeklerin büyük bölümü yakalandı, ama sorun şu ki o noktaya yeniden köpek bırakılıyor", diye belirtiyor Dimitrovski.

Kulak küpesi, köpeğin yakalama, kısırlaştırma ve geri bırakma programından geçtiğinin kanıtı. Küpenin olmaması, bu hayvanların daha önce sokak köpeği olmadığı anlamına geliyor - getirilip bırakılmışlar.

Aynı şey, ona göre, Nerezi'de de yaşanıyor: "Nerezi'de de bir sürü var ve birinin köpekleri oraya bıraktığına dair bilgilerimiz var. Biz sahaya çıkıp hayvanları yakalayabiliriz, ama kimin getirip bıraktığını soruşturamayız".

Kimin yaptığını ortaya çıkarmaya kimsenin yetkisi yok

Sistemin dağıldığı yer burası. Kamu işletmesinin müdürü, birinin Üsküp'te belirli noktalara sürekli köpek bıraktığını alenen söylüyor - ve aynı cümlede bunu soruşturmanın kendi yetkisinde olmadığını açıklıyor.

Bu doğru. Onun işi yakalamak ve müdahale etmek. Ama barınak aylarca tek bir noktada çalışıyor, köpekleri yakalıyor ve onlar yine ortaya çıkıyorsa, işletme aslında sonsuz bir döngüde bir başkasının arkasını topluyor demektir; faturayı ise ekleminde iki plaka olan adam ve kreşin önündeki anneler ödüyor.

Bir hayvanı terk etmek ne etik olarak nötr ne de hukuken görünmezdir. Bugün hiçbir açıklamanın yanıtlamadığı soru şu: bu ülkede onları bırakan kişiyi bulma yükümlülüğü aslında kimde - ve birileri bir kez olsun aramaya başladı mı?