Skip to content

UEA tahminini günde bir milyon varil kötüleştirdi: Petrol açığını artık piyasa değil, çatışmaların haritası belirliyor

1 dk okuma
Paylaş
UEA tahminini günde bir milyon varil kötüleştirdi: Petrol açığını artık piyasa değil, çatışmaların haritası belirliyor

Uluslararası Enerji Ajansı nadiren dramatik yazar. Bu yüzden bir ay içinde kendi tahminini günde bir milyon varil kötüleştirdiğinde, durup iki kez okumaya değer.

Temmuzda ajans, üçüncü çeyrekte petrol talebinin arzı günde yaklaşık 800.000 varil aşacağını bekliyordu. Yeni raporda bu sayı günde 1,8 milyon varil. Bu bir düzeltme değil; önceki hesabın yanlış olduğunun itirafı.

Nedeni gizem değil. Ortadoğu üretimi temmuzda savaş öncesi seviyenin günde 8,3 milyon varil altındaydı. Ana darboğaz, geçişin güçleştiği Hürmüz Boğazı. Buna İran'dan ihracata yönelik Amerikan ablukası, Bab el-Mendep Boğazı'nda gemilere yapılan saldırılar ve Kazak petrolünün azalan ihracatı ekleniyor.

Rus rafinerilerinin çalışması ise Ukrayna saldırıları nedeniyle neredeyse yirmi yılın en düşük düzeyine indi. Küresel ham petrol işleme kapasitesi temmuzda bir yıl öncesine göre günde beş milyon varil daha azdı. Dünya stokları, Ortadoğu'daki savaşın başından bu yana yaklaşık 410 milyon varil azaldı.

Bu etkenlerin her biri tek başına çözülebilir. Sorun, hepsinin aynı anda işlemesi ve hiçbirinin dünyanın ne kadar petrol almak istediğine bağlı olmaması. Bu bir arz krizi ve arzı, şu anda piyasa istikrarından başka öncelikleri olan devletler elinde tutuyor.

Coğrafyanın yazdığı hesap

Ajans şimdi küresel talebin bu yıl günde 1,6 milyon varil, arzın ise 4,3 milyon varil düşmesini bekliyor. Arz talepten daha hızlı geri çekildiğinde, fiyatın gidecek tek yönü var.

Aynı raporda ikinci bir senaryo da var ve neredeyse komik biçimde iyimser. Ortadoğu'daki çatışma yatışır ve ihracat normalleşirse, 2027'de arz talebi günde 4,6 milyon varile kadar aşabilir. Talep 2,4 milyon, arz 8,3 milyon artacaktı.

Yani aynı ajans aynı raporda bu yıl için keskin bir açık, gelecek yıl için fazla görüyor. İki senaryo arasındaki fark ekonomik değil, askerî. Bu, petrol fiyatının bugün kimin ne kadar tükettiğinden çok kimin ateş edeceğine bağlı olduğunun itirafı.

Balkanlar'ın burada tek bir kolu yok. Üretmiyoruz, ciddi ölçekte rafine etmiyoruz ve raporda adı geçen boğazların hiçbirinin üzerinde oturmuyoruz. Zincirin sonundayız; sayının çoktan tamamlanmış olarak ulaştığı yerde. Soru onu görüp görmeyeceğimiz değil, buraya varmasının ne kadar süreceği.