Skip to content

AB konut için yılda 153 milyar euro istiyor, mevcut konutların yüzde 20'si ise boş duruyor

1 dk okuma
Paylaş
AB konut için yılda 153 milyar euro istiyor, mevcut konutların yüzde 20'si ise boş duruyor

Avrupa Komisyonu önümüzdeki hafta Uygun Fiyatlı Konut Yasası taslağını sunuyor. Avrupa Parlamentosu'ndaki konut krizi özel komitesi de aynı gün toplanıyor; enerji ve konut komiseri Dan Jörgensen taslağı milletvekillerine orada anlatacak.

Taslağın arkasındaki rakamlar aceleyi açıklıyor. 2013'ten bu yana AB'de daire ve ev fiyatları yüzde 60'tan fazla arttı. Ortalama kiralar yaklaşık yüzde 20, şehirlerde ise belirgin biçimde daha fazla. Üstelik bunlar konutsuz bir piyasanın fiyatları değil: Komisyonun tahminlerine göre AB'deki konutların yaklaşık yüzde 20'si boş.

Yüzde 20 boş konut stoku ile konut krizinin aynı cümlede geçmesi, durup düşünmeyi gerektiren bir veri. Bu bir duvar eksikliği değil - bu, nerede yaşayacağını arayan insanların piyasasının dışında duran duvarlar.

Açıklamanın bir bölümünü Komisyon doğrudan adlandırıyor: kısa dönem kiralama. 2024'te büyük çevrimiçi platformlar üzerinden rezerve edilen gecelemelerin sayısı yaklaşık 854 milyona ulaştı - 2018'e kıyasla yüzde 93 fazla. Komisyon bunu krizin tek nedeni ilan etmemeye özen gösteriyor, ama en yüklü şehirlerde ve turistik bölgelerde uzun süreli yaşam için mevcut konut sayısını daha da azalttığını belirtiyor.

Çözümün faturası da buna göre büyük. Komisyon, Avrupa'nın mevcut talep için yılda iki milyondan fazla konut biriminin sağlanması gerektiğini tahmin ediyor - bunların yaklaşık 650.000'i, halihazırda inşa edilen yaklaşık 1,6 milyonun dışında ek olarak. Yatırım: yılda yaklaşık 153 milyar euro.

Tüm operasyonun sınırı da burada. Konut politikası üye ülkelerin yetkisinde kalıyor. AB finansal araçlar, koordinasyon ve ortak kurallar sunabilir - hiçbir hükümetin yerine tek bir daire inşa edemez. Komisyon tarihinin ilki olan Uygun Fiyatlı Konut Planı geçen yılın aralık ayında sunulmuştu. Şimdi gelen yasa, ulusal, bölgesel ve yerel yönetimlere araçlar vermeyi amaçlıyor: daha büyük konut arzı, boş binaların daha iyi kullanımı, sosyal konutun geliştirilmesi, planlama ve inşaat prosedürlerinin sadeleştirilmesi ve kısa dönem kiralamaya yönelik önlemler.

Yani araçlar. Bunları birinin eline alıp almayacağı bambaşka bir soru ve yanıtı Brüksel'de verilmiyor.

Tüm bu alıştırmadan akılda tutulmaya değer olan şey yöntem, yasa değil. Komisyon önce kaç konutun boş durduğunu saydı, sonra onlarla ne yapılacağını önerdi. Yeni inşaat vaadiyle başlayan her konut planının eksik bıraktığı sıralama tam da bu.