Skip to content

Kuzeska: üç ayda 700 milyon avro yeni devlet borcu, iki yılda 2,3 milyar - önemli bir rakam, ama mali bir uçurum değil

1 dk okuma
Paylaş

SDSM'ye göre, 2026'nın ilk üç ayında Mickoski hükümeti devleti 700 milyon avroya borçlandırdı. VMRO'nun iktidarda olduğu iki yılda kamu borcu 2,3 milyar avro arttı. SDSM bu rakamları „mali uçurum" olarak adlandırıyor. Soru, sözlerin doğru olup olmadığı ve uçurum benzetmesinin gerçek duruma uyup uymadığıdır.

Siyasi tezi kabul ya da reddetmeden önce, resmi rakamlara bakmak gerekiyor. Maliye Bakanlığı'na göre, Makedonya'nın kamu borcu 2025 sonunda GSYİH'nın yaklaşık yüzde 50'si idi. Bu, AB'nin mali kuralı olan yüzde 60 eşiğinin altındadır. Ne felaket, ne lüks. Ama trend önemli. Ve 2018-2020'den farklı olarak, eğilim şimdi açıkça yukarıdadır.

SDSM'den Kuzeska bu borçlanmaları „diletant" olarak nitelendiriyor. Bu siyasi retorik, ekonomik değerlendirme değil. Diletant, plansız borçlanan kişidir. Sorulması gereken soru borçlanıp borçlanmadığımız değil, neden borçlandığımızdır. Para uzun vadeli getiri sağlayacak altyapıya gidiyorsa - bu ekonomik olarak rasyoneldir. Operasyonel maliyetlere, idari maaşlara ya da siyasi hediyelere gidiyorsa - bu hesabın ertelenmesidir.

Maliye Bakanı Armen Nikola son aylarda büyük projelerden söz etti - Kumanovo-Belyakovce otoyolu, Yunanistan'dan gelen doğal gaz boru hattı, demiryolunun yeniden inşası. Bunların hepsi anlamlı. Ama vatandaşların hak ettiği sorunun üç bileşeni var: Tam olarak ne kadarı altyapıya, ne kadarı operasyonel maliyete, ne kadarı siyasi maliyete gidiyor? Bugüne kadar bu döküm kamuya açıklanmadı.

Öte yandan, SDSM iktidardayken o da borçlanıyordu. Farklı rakamlar, ama aynı örüntü. Bu, Balkan normudur - her hükümet bir öncekinin maliyeyi iyi yönetmediğini söyler, sonra aynı hataları farklı ölçekte tekrarlar. Kuzeska bu 700 milyonu „uçurum" olarak adlandırıyor. SDSM iktidardayken, VMRO 600 milyonu „Makedonya için ölüm cezası" diye nitelendiriyordu. Sadece o zaman SDSM idi, şimdi VMRO. Sözler değişiyor, rakamlar pek değil.

Vatandaşlar için soru basit. Bu borçlanmaların ağırlığı ne zaman hissedilecek? Bir sonraki seçimlerde değil. Bir sonraki nesilde. 2,3 milyar avroluk borç, Mickoski hükümetinin ödeyeceği bir hesap değil. Çocuklarımızın faiziyle ödeyeceği bir hesap. Ve siyasi retorikle mali gerçeklik arasındaki fark budur. Retorik seçimler içindir. Faizler seçim tanımaz.