Skip to content

Orban sonrası Macaristan cumhurbaşkanını görevden almak için oy kullanıyor: temizlik otokrasinin sonu mu, yoksa sadece yeni rengi mi?

1 dk okuma
Paylaş
Orban sonrası Macaristan cumhurbaşkanını görevden almak için oy kullanıyor: temizlik otokrasinin sonu mu, yoksa sadece yeni rengi mi?

Orban sonrası Macaristan bambaşka görünüyor - ve tam da şimdi ne kadar farklı olduğu görülüyor. Macaristan parlamentosu bugün ve yarın, Cumhurbaşkanı Tamas Sulyok'un görev süresini derhal sona erdirecek bir anayasa değişikliğini görüşüp oyluyor. Üçte iki çoğunluğa sahip yeni Başbakan Peter Magyar'ın partisi Tisza, bunu Viktor Orban'ın nisanda sona eren 16 yıllık iktidarının ardından bir „temizlik operasyonu"nun parçası olarak nitelendiriyor.

Mart 2024'ten beri cumhurbaşkanı olan Sulyok istifa etmeyi reddediyor. Değişikliğin „kuvvetler ayrılığı yerine gücün tek elde toplanmasına yol açtığını" savunuyor - ironik biçimde tanıdık gelen bir suçlama, çünkü tam da bu yıllarca Orban dönemine yüklenmişti. Magyar ise Sulyok'u „Orban'ın kuklası" olarak nitelendiriyor ve ulusal birliği sağlayamadığını söylüyor. Değişiklik geçerse parlamentonun yeni bir cumhurbaşkanı seçmek için 30 günü var.

Ve Balkanlar'dan izleyen herkes için işin ilginç kısmı burada başlıyor. Otokrasiyi temizleme vaadiyle gelen yeni iktidarın ilk yaptığı şey - bir adamı uzaklaştırmak için anayasayı değiştirmek. Muhalefetteki Orban, cumhurbaşkanlığı sarayı önünde „Tiranlığa Dur De" sloganıyla protestoya çağırdı; binlerce kişi katıldı. Onlarca yıl „liberal olmayan demokrasiyi" inşa eden aynı adam şimdi tiranlığa karşı bağırıyor. Balkanlı izleyici sadece başını sallıyor - bu filmi izledik.

Avrupa susmuyor. Sulyok, anayasaya uygunluğu değerlendiren Avrupa Konseyi organı Venedik Komisyonu'na, değişikliğin Avrupa standartlarına uymadığını savunarak şikâyette bulundu. Komisyon 2 Temmuz'da Budapeşte'ye bir heyet bile gönderdi - ama hükümet görüşü beklemeden prosedürü hızlandırdı. Yeni iktidar, Avrupa bir söz söylemeden anayasayı değiştirmeye acele edince soru kendiliğinden ortaya çıkıyor: temizlik otokrasinin sonu mu, yoksa sadece yeni rengi mi?