Skip to content

Psikologların hâlâ yazdığı, uygulamaların ise aylık abonelikle sattığı Platon cümlesi

1 dk okuma
Paylaş
Psikologların hâlâ yazdığı, uygulamaların ise aylık abonelikle sattığı Platon cümlesi

Platon bunu yaklaşık iki buçuk bin yıl önce yazdı: „İlk ve en büyük zafer, kendini yenmektir.” Bugün aynı düşünceyi sana aylık abonelikli bir meditasyon uygulaması olarak satıyorlar.

Psikologlar bunu hâlâ kullanıyor, çünkü tamamen ölçülebilir bir şeyi tarif ediyor - başkalarının tepkisini değil, kendi tepkini yönetme becerisini. Psikolog Nerea Bastán Barbería bunu basit bir çerçeveye oturtuyor: gerçek güç başkalarına hükmetmek değil, kendi zihnine ve kendi davranışına hükmetmektir.

Bir bekleme odasındaki afiş gibi duruyor. Fark şu ki bugünün psikolojisi bunun yalnızca iyi olduğunu değil, neden zor olduğunu da biliyor.

Beyin sana en kötüsünü göstermeye ayarlı

Olumsuzluk yanlılığı denen bir şey var - beynin bir eleştiriyi on övgüden daha uzun süre tutma eğilimi. Bu bir karakter zayıflığı değil, eski bir savunma mekanizması. Sorun şu ki tehlikeli bir ortamda hayatta kalmak için yapılmış bir mekanizma şimdi yorumlar, performans değerlendirmeleri ve başkalarının paylaşımları üzerinde çalışıyor. Sonuç, kendisine bir arkadaşına asla hitap etmeyeceği biçimde konuşan bir insan.

Kendine bakışın iki ucu var ve ikisi de işe yaramıyor

Biri katılık - yüksek standart kılığına girmiş sürekli iç yargılama. Diğeri kendine aşırı anlayış; bu da her kaçıştan sonra bahaneye dönüşüyor. İkisi de kendine hükmetmek değil. Hükmetmek üçüncü bir şey: davranışa karşı katı olmak, kişiye karşı değil.

Bu alandaki araştırmalara göre insanın kendisine nasıl davrandığı çoğu zaman çok erken, ilk ilişkilerde ve ilk acı verici deneyimlerde şekilleniyor. Bu kadercilik değil - bilgi. Sana bağıran iç sesin otuz yıl önceki başkasının sesi olduğunu kavradığında, o ses otoritesinin bir bölümünü anında kaybediyor.

En pratik kısım şu: özdenetim bir şeyi hissetmemek demek değildir. Hemen harekete geçmemek demektir. Hakaretle yanıt arasındaki on saniyelik duraklama, Platon'un „zafer” gibi büyük bir kelimeyle tarif ettiği şeyin tamamıdır.

Farkı yaratan felsefe değil, tekrarın alışkanlığı değiştirmesi. Bu cümlenin iki bin yıl ayakta kalmasının, onu yeniden paketleyen bütün hızlı çözümlerin ise bir sezonda kaybolmasının nedeni de burada saklı.