Skip to content

Gece birden itibaren sekiz saat uyku, akşam ondan itibaren sekiz saatle aynı değil: nörolog herkesin kaçırdığı pencereyi anlattı

1 dk okuma
Paylaş
Gece birden itibaren sekiz saat uyku, akşam ondan itibaren sekiz saatle aynı değil: nörolog herkesin kaçırdığı pencereyi anlattı

Sekiz saat uyku, hepimizin ezbere bildiği ve tam da bu yüzden kimsenin sorgulamadığı bir sayı. Uyku tıbbında uzmanlaşmış bir nöroloğa göre sayı yanlış değil - yalnızca eksik. O sekiz saati akşam ondan sabah altıya kadar almakla, gece birden sabah dokuza kadar almak aynı şey değil.

Fark sabahki ruh hâlinde değil. Fark, organizmanın kendi programına göre çalışması ve o programın çalar saatle pazarlık etmemesi. Bedenin uykuya dalmaya hazır olduğu pencerenin dışında yattığında saatleri alıyorsun ama onlarla gelmesi gereken onarımı almıyorsun.

Melatonin sana uygun olmasını beklemiyor

Ekranlardan gelen yapay ışık, bedene gece olduğunu söyleyen hormonun, melatoninin salgılanmasını engelliyor. Bu yeni bir bilgi değil ama genelde aktarılma biçimi yanlış. Mesele telefonun "uykunu bozması" değil. Mesele, telefonun bedene hâlâ gündüz olduğunu söylemesi ve bedenin de uslu uslu uykuyu ertelemesi.

Bir de kronotipler var - doğal olarak sabahları uyanık olan insanlar ve doğal olarak akşamları işleyen insanlar. Bu bir karakter özelliği değil, disiplin de değil. Bu biyoloji ve o biyoloji mesai saatleriyle nadiren örtüşüyor.

Program ile beden örtüşmediğinde

Çalışma düzeni seni doğal uyku pencerenin dışında yaşamaya zorladığında, etki saat dilimleri arasında uçmaya benziyor - ama hiçbir yere seyahat etmedin. Beden sürekli kendi ritmine dönmeye çalışır, hayat ise onu sürekli geri iter.

Tavsiyenin pratik kısmı hayal kırıklığı yaratacak kadar basit ve tam da bu yüzden kimse uygulamıyor: yaklaşık aynı saatte yat ve kalk. Yalnızca iş günlerinde değil. Hafta sonu, çoğu insanın hafta boyunca kazandığı her şeyi bozduğu yer - iki günlük kayma ve beden yine nerede olduğunu bilmiyor.

Bunların hiçbiri uygulama, akıllı saat ya da takviye gerektirmiyor. Bir program gerektiriyor. Program ise en az satılan şey, çünkü ondan kazanılacak bir şey yok.