Skip to content

Elle Macpherson'a göre mutluluğun sırrı eklemekte değil, sadeleştirmekte

1 dk okuma
Paylaş
Elle Macpherson'a göre mutluluğun sırrı eklemekte değil, sadeleştirmekte

Avustralyalı top model Elle Macpherson, mutluluğunun sırrının eklemekte değil, çıkarmakta olduğunu söylüyor. Hayatındaki zor bir dönemin ardından, kulağa sıradan gelen ama öyle olmayan bir şeye tutundu - sadeleştirmek. Yalnızca gardırobu değil, her şeyi: dostlukları, alışkanlıkları, düşünceleri, hatta çoktan aştığı kendi versiyonlarını bile.

Fikir basit. Psikolog Sara Navarrete bunu şöyle tanımlıyor: „Bir şey fiziksel ya da zihinsel alan kaplıyor ama huzur, fayda veya anlam getirmiyorsa, muhtemelen orada olmamalı." Bu, hiç kullanmadığınız şeylerle dolu çekmece için de geçerli, sizi yeterince iyi hissettirmeyen sosyal medya hesabı için de.

Pratikte sadeleşme birkaç düzeyde gerçekleşir. Fiziksel olanı en kolayı - yalnızca toz ve zihinsel yük biriktiren şeyi atın. Dijital olanı cesaret ister - size ilham vermek yerine başkasının kusursuz hayatını pazarlayan hesapları takipten çıkarın. En zoru ise duygusal olanı: alışkanlıktan, korkudan ya da suçluluktan sürdürdüğünüz ilişkileri yeniden gözden geçirmek.

En derin düzey, kendinizle olan düzeydir. Öz eleştiriden, bitmek bilmeyen „yapmalı" ve „zorundayım"lardan, artık size uymayan kimliklerden kurtulmak. Macpherson, „hayır" demeyi öğrenmenin bencillik değil, öz saygı eylemi olduğunu söylüyor - ve bu, bize nadiren öğretilen bir ders.

Evlerin çoğu zaman „ne olur ne olmaz" diye saklanan eşyalarla dolu olduğu ve eski paçavralardan daha da eski kırgınlıklara kadar her şeyin tutulduğu Balkanlar'da, sadeleşme neredeyse isyankâr geliyor. Ama Macpherson'ın asıl noktası, düzen için düzen değil. Nokta basit: biriktirerek daha mutlu olmuyoruz; zaten sahip olduğumuzun kıymetini bilmeyi öğrenerek oluyoruz.