Skip to content

Organize suç birimindeki bir polisin ailesinin bahçesine bomba, tartışma ise evin kime ait olduğuna indi

1 dk okuma
Paylaş
Organize suç birimindeki bir polisin ailesinin bahçesine bomba, tartışma ise evin kime ait olduğuna indi

16 Ağustos'ta Üsküp'ün Bardovci semtinde bir patlayıcı düzenek infilak ettirildi. İki gün sonra düzenlenen basın toplantısında SDSM olayın görüntülerini yayımladı ve doğruysa patlamanın kendisinden daha ağır bir soru sordu: kamuoyu neden hemen öğrenmedi.

O andan itibaren hikâye güvenlik meselesi olmaktan çıkıp siyasi bir mesele oldu.

Muhalefet ne iddia ediyor

SDSM genel sekreteri Aleksandar Saşa Dimitrijeviç, Kamu Savcılığının derhal soruşturma açmasını istedi. Partiye göre bomba, İçişleri Bakanlığı organize suç biriminde görevli polis Milko Boşkovski ile bağlantılı bir bahçeye atıldı.

SDSM, muhbirlerden gelen bilgilere dayanarak saldırının gerçekleşmemiş iş anlaşmalarından ve REK'teki ihaleler ile Üsküp'teki imarlı arsalar için 300.000 avroluk komisyonlardan kaynaklandığını öne sürüyor. Parti ayrıca polisin daha önce 200.000 avro rüşvet istediği gerekçesiyle şikâyet edildiğini belirtiyor ve Başbakan Hristijan Mickoski'nin kayınbiraderiyle bağlantı olduğunu iddia ediyor. Buradan hareketle İçişleri Bakanı Pançe Toşkovski'den hesap soruyor.

İktidar ne yanıt veriyor

VMRO-DPMNE aynı gün üç iddiayla karşılık verdi. Birincisi, İçişleri Bakanlığı olayı günlük bülteninde fotoğraflı kanıtla bildirmişti. İkincisi, bomba polisin evine değil, babasının evine atıldı. Üçüncüsü, SDSM'nin kanıtı yok - elinde yalnızca „rengârenk bir hikâye ve spekülasyon” var.

Muhalefetin bütün açıklamasını „sahte haber fabrikasının” ürünü olarak nitelediler.

İki tarafın da atladığı

Bu üç noktada aslında neyin tartışıldığına bakın. Patlamanın olduğu - tartışılmıyor. Evin organize suç biriminde çalışan biriyle bağlantılı olduğu - tartışılmıyor. Tartışılan, evin tam olarak kime ait olduğu ve bültende yayımlanıp yayımlanmadığı.

Bu, olayda değil adreste bir fark. Organize suç birimindeki bir polisin ailesinin bahçesine bomba atıldıysa, „ev onun mu babasının mı” sorusu bir yanıt değil - bir dipnottur.

İktidar partisinin üç iddiasının hiçbiri özle ilgili değil: komisyonlar var mıydı, 200.000 avroluk rüşvet ihbarı yapıldı mı ve Savcılık bu ihbarla ne yaptı. Bu soruları bir sözcü değil, savcı yanıtlar.

Sırada kimin konuşması gerekiyor

SDSM daha sonra güvenlik kamerası görüntülerini de yayımladı. Kamuoyunun elinde şimdi bir patlama videosu, iki parti açıklaması ve iddiaların içeriğine dair tek bir kurumsal açıklama bile yok.

İddialar yanlışsa, bunu bir soruşturma tespit eder, bir açıklama değil. Doğruysa, o zaman soru bu atışmada kimin daha inandırıcı olduğu değil; organize suç birimindeki bir adamla bağlantılı bir patlamanın kamuoyuna neden bu mücadeleyi yürüten kurum aracılığıyla değil de bir muhalefet partisinin basın toplantısıyla ulaştığıdır.